Hile, infak, cimrilik, ahdin bozulması, va'dlere ihanet, antlaşmaların bozulması ve bunların kağıt olmaktan başka bir değer taşımaması, sadece Avrupa'nın öngördüğü ve bizzat uyguladığı orman kanunlarında vardır.
Mr. Gibb Haysuma Yekunu'l-İslâm adlı eserinde şöyle der:
- İslâm, insanlığa yüce bir hizmeti sunmaya muktedirdir. Islâm gibi, muhtelif birçok kavmi bir araya getirerek, onlara eşit muamelede bulunabilecek başka bir nizâm ve din yoktur. Endonezya, Hind ve Afrika'daki büyük Islâm toplulukları yanında, Çin ve Japonya'daki küçük toplulukları da bir arada yaşattığı dikkate alınacak olursa, bugün bile İslâm'ın bu güce sahip olduğu anlaşılmış olur.
Doğu'nun ve Batı'nın bitmez-tükenmez savaşlarını takip ettiğimizde, çatışmayı öneleyebilmenin ancak Islâm'a istinad edildiği takdirde mümkun olabileceğini göruyoruz.
Ben bu arada iki Avrupa'lı hristiyan yazarın sözlerinden bir-iki cümle alıyorum, zira İslâm eski ve yeni tüm çağlar boyunca, dinen kendisine muhalif olanlara hoşgörulü davranmış ve gerçek adaleti uygulayarak gönulleri kazanmıştır. Bu bakımdan onların şahitliklerinin buyuk bir değeri vardır. Bu şahitlik, Islâm'ın hatırı için ve dini bir gayretten kaynaklanıyor değildir. İslam'ın meziyetlerine musluman olmayanlar bile şehadet ediyor