Cihan Sulhu ve İslam

·
Okunma
·
Beğeni
·
266
Gösterim
Adı:
Cihan Sulhu ve İslam
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054997008
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beka Yayınları
İslam barışı önce kişinin vicdanında, sonra ailede, sonra toplumda ve daha sonra da devletler seviyesinde ele alır; bu sıraya tabi tutarak barışı yerleştirmeye çalışır. İslam kişinin Allah ile olan irtibatında, bireyle ve toplumla olan ilişkisinde barışı temine çalışır. Daha sonra toplumu diğer toplumla, bireylerin devletle, devletlerin diğer devletlerle münasebetlerinde barışın gerçekleşmesine çalışır.

İslam bu nihai hedefe ulaşmak için yolunu oldukça uzun tutar. O yolun istasyonları önce vicdan sonra aile, sonra toplum ve sonra devletler arası barıştır. İslam, sırasıyla bu istasyonlara uğramak durumundadır.
224 syf.
Müntesiplerince "barış dini" denilen İslamın yine bizzat müntesiplerince ne kadar da bilinmediğini çok açık bir şekilde gösteriyor kitap aslında okuyanlara..
Günümüzde yaygın ve yanlış anlaşıldığı şekliyle "savaş" anlamıyla da eş görülen "cihad" konusuna da değinen eser (ve belki de yazarı) okunmadığı ve pek bilinmediği için "kayıp" bile sayılabilir ... Öyle yada böyle bir ünü var ama aslında kendi mahallesinde ve diğer mahallelerde pek de bilinmiyor (bence)...
İslam, ister Müslüman isterse Müslüman olmayanlara karşı yapılmış olsun; her türlü zulmün karşısındadır. Zulüm kime yapılırsa yapılsın zulümdür!
Hz. Ali kaybetmiş olduğu kürkünü bir gün bir Hıristiyan’ın üzerinde görür ve o Hıristiyan’ı kadını huzuruna getirerek, kadıya: “Bunun sırtındaki kürk benimdir. Ben onu ne sattım ve nede hibe ettim.”der. Kadı o Hıristiyan’a: “Emir-ul Mümini’nin sözlerine ne diyorsun?” diye sorar. Hıristiyan da: “Emir-ul Müminin her ne kadar yalan söylemiyorsa da bu kürk benimdir”. Diye cevap verir. Kadı Hz. Ali’ye kürkün kendisine ait olup olmadığa dair bir delil sorar. Hz. Ali gülümseyerek kadı doğru söyledi benim elimde bir delil yok der. Bunun üzerine kadı kürkü Hıristiyan’a iade eder. Hıristiyan kürkü alıp birkaç adım yürüdükten sonra geri döner ve derki: “Bu hüküm tıpkı peygamberlerin hükmü gibidir. Emir-ül müminin beni kendi kadısına şikâyet ediyor. Kadı ise onun aleyhine karar veriyor.( Kelime şahadet getirip Müslüman olduktan sonra) Ey Emir-ül müminin sen Sıffin muhaberesinden geri dönerken bende askerin ardından geliyordum. Bu kürk devenizin terkisinde düştü bende aldım.” Bunun üzerine Hz. Ali mademki Müslüman oldun. O halde kürkte senin olsun der.
Hz. Ömer, kıtlık yılında hırsızlık cezasını umumi olarak uygulamadan kaldırmıştı. Nitekim bu kararını da fiilen bir kişinin şâhısında bizzat uygulayarak, had cezasını tatbik etmedi. Hatib b. Ebi Belta’nın kölelerinin bir deve çalmaları suçunda bu suçun cezasını uygulamadı. Çünkü Hz. Ömer, Hatib’in kölelerine yiyecek ve içeceklerini yeterli miktarda vermediğini anlamıştı. Bu nedenle devenin iki misli fiyatına ödemekle Hatib’i mükellef tuttu ve köleleri serbest bıraktı.
Eğer talihsizlik insanlığı bir gün Amerika’nın eline düşürürse, Amerika’yı durduracak bir güçte yeryüzünde bulunmazsa vay insanlığın başına geleceklere.
Evinde barışın tadını tatmayan kişi, insanlık barışının kıymetini takdir edemez, hazzını alamaz. Dolayısıyla böyle bir kimse, barışın koruyucusu da olamaz. Onun benliğinde savaş, nefsinde ızdırap, ruhunda da sarsıntılar vardır.
Çünkü İslâm, ister müslüman isterse müslüman olmayanlara karşı yapılmış olsun, her türlü zulmün karşısındadır.
Zulüm kime yapılırsa yapılsın zulümdür!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cihan Sulhu ve İslam
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054997008
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beka Yayınları
İslam barışı önce kişinin vicdanında, sonra ailede, sonra toplumda ve daha sonra da devletler seviyesinde ele alır; bu sıraya tabi tutarak barışı yerleştirmeye çalışır. İslam kişinin Allah ile olan irtibatında, bireyle ve toplumla olan ilişkisinde barışı temine çalışır. Daha sonra toplumu diğer toplumla, bireylerin devletle, devletlerin diğer devletlerle münasebetlerinde barışın gerçekleşmesine çalışır.

İslam bu nihai hedefe ulaşmak için yolunu oldukça uzun tutar. O yolun istasyonları önce vicdan sonra aile, sonra toplum ve sonra devletler arası barıştır. İslam, sırasıyla bu istasyonlara uğramak durumundadır.

Kitabı okuyanlar 24 okur

  • Gülistan Bayram
  • R. Levent Işık
  • Semih Tiryakiol
  • Mehcûre
  • Ramazan Aydgms
  • Ayşenur YAŞAR
  • Thiru*Nur
  • Hazim
  • Mücahit Kabayel
  • Murat İslam

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (2)
9
%71.4 (5)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0