Muhafız

"Ey insanlar! Sizden daha hayırlı olmadığım halde, başınıza halife seçildim. Eğer iyi iş yaparsam, yardım edin, fena iş yaparsam beni doğrultun! Ve sonunda, Allah ve Rasûlü'ne itaat ettiğim sürece siz de bana itaat edin. Eğer Allah'a ve Rasûlü'ne isyan edersem, bana itaat etmeniz gerekmez." İlk halife ve Rasûlullah'ın en yakın dostu olan Ebu bekir radiyallahu anh.
Sayfa 127·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İslâm, insanı haram gelir getiren, acı zarara sebep olan, tansiyonu yükselten, sefalete düşüren kumar yuvalarından; serserice davranışları, taşkınlıkları ateşleyen, akıl ve iradeyi felç eden meyhanelerden uzaklaştırır.
Sayfa 114·Kitabı okudu
Sekülerlik ahlâk üretmişti, değil mi? Hatta insanı özgürleştirmiş, çağ atlatmıştı. 1923’ten beri laiklikle yönetilen bu ülkede neden her gün erkek, kadın, çocuk katlediliyor? Demek ki sorun hâlâ "eğitimd", "ekonomide" ya da "bireysel travmalarda"… Asla sistemde değil.(!) İnsan merkeze alındı ya, mesele çözülecekti. Allah hayattan çıkarıldı, yerine akıl konuldu. Ne oldu peki? Kimin akli? Gücü olanın mı, çoğunluğun mu, bağıranın mı? Dün "suç" olan bugün "özgürlük", bugün "hak" olan yarın "engel". Ne güzel ahlâk ama. her devreye uyumlu. Hesap günü yok, o yüzden sorun da yok. Vicdan Allah’a değil, yasaya bağlı. Kamera yoksa mesele yok. Yakalanmadıysan masumsun. İşte çağdaş ahlâk. Sonra biri çıkıp birini öldürüyor, biz de şaşırıyoruz. "Nasıl oldu bu?" Nasıl olacak, insan ilah oldu, tağut oldu. Kur'an'da Rabbimiz ne buyuruyor: " Hevasını ilah edinen kimseyi gördün mü?" (el-Câsiye, 45/23) Ama belli ki modern insan bu ayeti "metafor" sanıyor. Hüküm kimin? Meclisin, çoğunluğun, zamana göre değişen değerlerin… Allah’ın mı? Olur mu öyle şey, o çağ dışı. Oysa Allah açıkça söylüyor: "Hüküm yalnızca Allah’ındır." (Yûsuf, 12/40) Ve bir uyarı daha var, ama onu da pek ciddiye almıyoruz: "Eğer yerde ve gökte Allah’tan başka ilahlar olsaydı, ikisi de kesinlikle fesada uğrardı." (el-Enbiyâ, 21/22) Fesat mı? Yoo, biz ona "toplumsal sorun" diyoruz. Cinayet mi? "münferit." Ahlâkî çöküş mü? "bireysel tercih." Allah'ın nizamı yok, kul yok, sınır yok… Ama nedense huzur da yok.
Hastalığın verdiği bir diğer sıkıntı ise kitap okuyamamak.
Hâlâ "din elden gidiyor" diyerek korku üretip oy devşirme derdindeler. Ama aynı anda, televizyonda yayınlanan bir dizide üç kadının evlilik dışı ilişkilerinden doğan çocukları normalleştiren senaryoya bile engel ol(a)muyorlar. O diziyi yapanların filmleri gösterimde, destekleniyor.