Muhafız

Devlet bir eliyle iddaa oynatır diğer eliylede Kur'an öğretirse ortaya iddia kuponum çıksın diye dua eden bir gençlik çıkar.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İl teşkilat binasını kıble edinmenize gerek yok!
Hatta "Kâbe Arapların olsun, Çankaya bize yeter" demeseniz bile sonuç değişmez. Çünkü Allah Subhânehu ve Teâlâ, Tevbe Suresi 31. ayette, hâkimiyetin ve egemenliğin O’na ait olduğunu açıkça bildirir. Oy vermek, yasa koyma yetkisini Allah’tan alıp demokrasiye ve insanlara devretmek suretiyle, Allah’ın Rab sıfatına ortak koşulduğunu haber verir. Ayet mealen şöyledir: “Onlar Allah’ı bırakıp din bilginlerini, abidlerini ve Meryem oğlu Mesîh’i rabler edindiler. Oysa onlar yalnızca bir olan ilaha ibadet etmekle emrolunmuşlardı. O’ndan başka ibadeti hak eden hiçbir ilah yoktur. Allah, onların şirk koştuklarından münezzehtir.” (Tevbe, 9/31) Bu ayetin ne anlama geldiğini ise Resûlullah ﷺ bizzat açıklamıştır: Adiyy b. Hâtim (radıyallahu anh), boynunda gümüş bir haçla Medine’ye gelip Resûlullah ﷺ’in huzuruna girdiğinde, Peygamber ﷺ bu ayeti okuyordu. Adiyy şöyle dedi: “Onlar din adamlarına tapmadılar ki!” Resûlullah ﷺ ise şöyle buyurdu: “Evet, tapmadılar; fakat din adamları onlara serbestleri yasak, yasakları serbest kıldılar; onlar da buna tâbi oldular. İşte bu, onların din adamlarına ibadet etmeleridir.” (Tirmizî, 3095; İbn Ebî Hâtim, 10057–10058) Bu ayet ve Nebî ﷺ’in tefsiri açıkça göstermektedir ki helal–haram, yasak–serbest, meşru–gayrimeşru olanı belirleme yetkisi yalnızca Allah’a aittir. Bu yetki, Allah’ın Er-Rabb oluşunun bir sonucudur. Rab; terbiye eden, düzenleyen, çekip çeviren demektir. Allah, koyduğu hükümlerle insanı terbiye eder, topluma düzen verir. Âlim, aydın, abid, parlamenter, yönetici veya aşiret reisi… Bunlardan herhangi birine bu yetkiyi veren kimse, farkında olsun ya da olmasın, onu Allah’tan başka rab edinmiş olur. Bu yetkiyi Allah’tan gayrısına veren kişi, yaptığı şeyin bir ibadet ve Allah’tan başkasını rab edinme anlamına geldiğini bilmese bile

Muhafız

@Muminn
·
AKP "tevhidi savunuyoruz" dese, tevhidi değil AKP’yi din edinip şirke alkış tutacak alçaklar var.
AKP "tevhidi savunuyoruz" dese, tevhidi değil AKP’yi din edinip şirke alkış tutacak alçaklar var.
Kürtlerin önce şunu bi bilmeleri lazım:
İsmet İnönü: Dersim'de imha planı uyguladık! "MINTIKAYI MEDENİLEŞTİRİYORUZ" CHP Genel Başkanvekili ve Başbakan İsmet İnönü, 14 Haziran 1937'de TBMM Genel Kurulu'nda şu bilgileri veriyor: "Hükümet, Tunceli de iki seneden beri ıslahat programı ayguluyor. Bunu şimdiye kadar orada kanuna muhalefetten kuvvet ve zevk almış olan bazı reisler İyi karşılamadılar. Islahat programına mukavemet ve muhalefet etmek istediler. Bu bizi, tarihini tam söyleyemiyorum, Mart nihayeti, Nisan bidayetlerinde hususi askeri tedbirler almayı icap ettirdi. Orada şunu düşündük: Mukavemet eden ve hükümetin ıslat programına muhalefet eden mintikada ne yapmalıyız? Şimdiye kadar olan Dersim tecrübeleri orada hükümetin bir emrine karşı muhalefet olunca mühim bir kuvvet toplayarak o mintikada ciddi tedibat (yıldırma, yok etme) yapmak ve birakmak. Biz buna 'sel seferleri' dedik. Memleketin bir tarafında bir hadise çıkınca onu kuvvetli bir surette ve sel halinde gelip geçmekten başka bir fayda hasıl olmayacağı kanaatinde bulunduk." "HAREKAT BİTTİ, ARTIK MEKTEP VE KARAKOL YAPACAĞIZ" İnönü konuşmasını şöyle sürdürüyor: "Biz, mukavemet edenlerin mukavemetlerini bertaraf ettikten sonra kendi programlarımızın hiçbir şey olmamış gibi takip olunmasını esaslı vazifelerimizden saydık. Bugünkü vaziyet şudur: Orada Jandarma ve hükümet kuvvetleri tamamiyle teessüs etmiştir. Tunceli'de islahat programı olarak düşündüğümüz tedbirler fasıla görmeksizin devam etmektedir. Yol yapıyoruz. Mektep yapıyoruz. Karakol yapıyoruz. Yıllarca gizli kalan 1937 tarihli Meclis zabıtlarında, harekâtı bizzat İnönü'nün yürüttüğü ve sonlandırdığı, TBMM'yi Tunceli'ye yapılan askerî harekâtla ilgili olarak sık sık bilgilendirdiği, bu arada tebrikleri de kabul ettiği görülüyor. Kürsüye gelen milletvekilleri, İnönü'yü
Sayfa 371 - Ama bugün görüyoruz ki İslâmı ilga etmiş, ırkçılık yapmış CHP destekçileri Kürtler var. Ne hazin bir tablo.·Kitabı okuyor
İmân'ın şah damarı tevhiddir! Şirk, o şah damarı keserek imânı katletmektir.