Muhafız

Bugün PKK mensuplarının bir koz olarak kullandığı bu gibi zulümlerin kaffesı CHP devrine aiddir!.. CHP yıllarca Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da "rüzgâr ekmiş" ve bugünkü Türkiye de "fırtına biçmek" mecburiyetinde kalmıştır. PKK'NIN KATLETTİĞİ KIRK BİN CİVARINDAKİ VATAN EVLADI CHP'NİN GEÇMİŞTEKİ İCRAATININ BEDELİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR!...
Sayfa 368·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Maksat zulmetmek ise...
İdama götüren suç aleti: Tesbih! Menemen Hadisesi münasebetiyle Manisa ve civarını tarayan, en küçük toz tanesine bile müsamaha göstermeyen taraf, faillere ait mahallenin muhtarını, manavını, kahvecisini, bakkalını, fırıncısını, ayakkabıcısını, hasılı dünya gözüyle bu adamları görmüş kim varsa hepsini topluyor. Manisa'da dinle alakalı herkes hacı, hoca, müezzin, vaiz, imam, çuvalın içinde: Hatta bu hocalardan ilim ve faziletiyle tanınmış Hafiz Ahmed, hadiseden kısa bir müddet evel bir rüya görüyor ve zevcesine diyor ki: "Rüyamda beni eşek arılarının soktuğunu gördüm! Galiba, hem de zalimler elinde can vermek üzere sonumuz geldi!" Bu rüya şöyle gerçekleşiyor: Hadisenin hemen arkasından yüzlerce emsaliyle beraber Hafız Ahmed'in de evini anyorlar ve bula bula 99'luk, büyük bir tesbih ele geçiriyorlar. Bu alet, tesbihin her tanesine bir insan başı düşmüşcesine, Hafız Ahmed'i 99 kelle devirmiş bir insan sıfatıyla darağacına kadar sürükleyecektir.
Sayfa 355·Kitabı okuyor
"Açız, bizi kurtar!"
Terakkdperver Cumhuriyet Firkası'nın kapatılmasından (3) Haziran 1925) sonra, ülke yönetimi Cumhuriyet Halk Firkası'na bırakıldı. Dünya ekonomik krizi, iç ve dış olaylar, tak parti yönetiminin kötülüklerini ortaya çıkardı. Türkiye'de tek kişiye dayanan yönetimin sona erdiğini ve demokratik bir cumhuriyetin kurulduğunu görmeden ölmek istemediğini söyleyen Mustafa Kemal (Atatürk) Paşa, yakın arkadaşı Fethi (Okyar) Bey'e Serbest Cumhuriyet Fırkası'nı kurdurdu (12 Ağustos 1930) Yeni parti daha kuruluş aşamasında iken ülke çapında geniş yankı uyandırdı. CHF'nin İzmir mutemedi Salih Bey, gazetelera verdiği demeçte, yeni partinin danışıklı dövüşüklü bir iş olduğunu açıkladı. Fathi Bey Gazi'nin de izninı alarak, hem yeni partinin programını açıklamak, hem de partinin teşkilatını kurmak üzere İzmir'e gitti. Halk tarafından bir kurtarıcı gibi karşılanması hükümeti endişelendirdiğinden, yapacağı toplantı engellenmek istendi. Bu arada CHF'nin düzenlediği mitinge tepki gösteren halk CHF binalarını taşladı ve CHF'lileri tartakladı. Mustafa Kemal Paşa'nın telgrafla verdiği kesin talimat üzerine. Fethi Bey 100.000'l aşan topluluğa hitap etti. Polisin açtığı ateş sonucu on iki yaşlarında bir çocuk öldü. Babası. Fethi Bey'e oğlunun hürriyet yolunda şehit olduğunu söyleyerek "Kurtar bizil" diye bağırdı. İzmir'den sonra Manisa, Aydın ve Balıkesir teşkilatlarını da kuran Fethi Bey, gittiği her yerde bir kurtarıcı gibi karşılandı. İzmir'in Menemen ilçesi halkı. Fethi Bey'i "açız, bizi kurtar!" diyerek karşıladı. Yeni partinin kısa zamanda bütün ülkede teşkilatianması ve halkın CHF yönetiminden hoşnut olmadığını ortaya koyması İktidar partisi ileri gelenlerini telaşlandırdı. Bir taraftan** Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal üzerindeki baskılarını arttırırlarken, bir
Sayfa 343·Kitabı okuyor
Kanunla Zulüm, Tarihle Yalan!
1930'lu yıllar... Türkçe ezan icad edilmiş. Türkçe ezan mecbur edilmiş! Devlet değil hayat tarzına, apaçık dine müdahale ediyor! Cuma sabahı Bursa Ulu Camii'nin imamı Hacı Tevfik Hoca müezzinlere, "bugün cuma, ezanı ve ikameti asli dili ile okuyacağız" der. Müezzinler, "bu bizim okuyacağımız son ezandır" şuuruyla ezanı asli lisanı ile okurlar... Namazdan sonra imam ve müezzinler polis tarafından tutuklanmak istenirler. Halk, cemaat karşı çıkar, direnir. Polisler istemeyerek, gözyaşları ile imam ve müezzinleri götürürler. İtiraz eden cemaatten 70 kişi de gözaltına alınır. Gözaltına alınanlar "devlete isyan" isnadı ile Çorum Ağır Ceza Mahkemesine sevk edilirler. Bursa nere, Çorum nere! Şimdiki gibi ulaştırma imkânları yok. Çorum kaç günlük yol. 70 kişinin çoğu esnaf, gariban vatandaş. İçlerinde Tahtakale esnafından Arnavut Şahin Ağa da vardır. Ağır Ceza Hakimi türkçesi kıt Şahin Ağaya sorar: "Ağa neden devlete isyan ettin?" Cevap: "Bre hakim bey, bizi getirdiler buraya, bir hangi isyanci. İsyancıda olmaz mı bir topu, bir tüfengi, bir piştafi, bir altipati, bir biçaki... biz nasil isyanci? Hocalar Allah dedi, Allahuekber dedi. Biz de Allah'ı severiz, Peygamberi severiz, devleti, vatanı severiz. Bize isyancı demek günahtır bre hakim bey, siz Allah demez misiniz?!" Hakim de "Evet derim!" der... Ama isyancıları mecburen 7 ay yargılar. Sonra da beraat verir! Bursa'nın nutku bu, Bursa'daki ezan vak'ası da bu. Bayram Sarıcan'ın 1930'lardan Günümüze Bursa'da Dini Hayat isimli hatıra kitabında bunlar ayrıntılı alarak anlatılıyor.
Sayfa 341·Kitabı okuyor
M. Rither bu mektubunun altına islâmi yazı ile ve arapça Hazâ mâ yahzuru min el cevap yazıyordu. (Bende bulunan, benim bildiğim bu,) anlamınadır. Benim başkalarından edindiğim Intiba; bu müsteşrikin bu sahifeleri kendisinin çaldığıdır. Kütüphanelerimizdeki minyatürlü, resimli, tezhipli kitaplarımızdan ve mesela Fâtih Camii ndeki, Bursa Ulu Camii'ndeki yazıları, tezhipleri, ciltleri bakımından çok kıymetli ve eşsiz Kur'an-ı Kerim'leri, cüzleri tezhipli başlıkları, hizipleri, hattatlarının ketebeleri bulunan sahifeleri ustura ile kesilmiş yok edilmiştir.
Sayfa 331·Kitabı okuyor