Musa Yoldaş

Musa Yoldaş
@Musa2148
Kitap kaynaklı dostluklar benim için kâfidir. Her türlü dinci yaklaşım mide bulantısı ile karşılanacaktır. Tek dinimiz bilim ve felsefedir! Atatürk düşmanları, benim de düşmanımdır.
Diş hekimi
Milas
618 okur puanı
Aralık 2024 tarihinde katıldı
Lord Henry mi Dorian mı?
Puan vermedi·280 syf.··
2026 22. kitabı
Yıllar sonra tekrar okuduğum eserlerden. Lise zamanında pek bir etkisi olmamıştı üzerimde. Sanırım gençliğim verdiği rehavetler okumuşum. Ruhunu bir portreye aktarmak, hayatı yaşarken o hedonist yaşamın portreye yansıması… Bu kitabın bir yönü bir de bence esas olan bir karakter var; Lord Henry. Hayata bakışı, görmüş, deneyimlenmiş ve net yargıları olan biri. Hayata pragmatik ve zevk tabanlı yaklaşan, toplumun değer yargıları denen kalıpları görmezden gelen(elbette parası ve mensubu olduğu sınıf göz önünde bulundurularak) bir yaşam felsefesi. Kitabın adı Lord Henry’nin dünya görüşleri olsa çok şaşırmazdım. Gerçeküstü bir deneyimin kitaba kattığı artı değerle beraber önemli bir eser.
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·560 syf.··
2026 21. kitabı
İlk iki kitaba göre biraz sönük kalmış eser. Kitaplar baştan sona belli bir ahenkle sürmesine karşın, yazar sürpriz yapayım derken manasız bir kapanışla hem okuyucuyu son anda bir boşlukta bıraktı. Hem de kitabın sonu aceleye getirildi. Baştan sona incelikle bir beklentiyle yoğrulan okuyucu bu ani bitim ile maalesef oldu bittiye getirildi. Bilimsel ve felsefik açıdan güzel bir seri. Son kitap olması belki de bekleneni daha üst seviyeye taşıdı. Yazara bunu bir söyleşide sormak lazım.
Dura MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20217,7bin okunma
Puan vermedi·488 syf.··
2026 20. kitabı
Serinin ikinci kitabı yine sürprizlerle dolu. Nörobilimsel roman ile ilgili ilk deneyimim. Mesleki olarak da işin içinde olunca daha fazla keyif verdi sanırım. Bir de yazar notunda kitabın gerçek olaylardan esinlendiği/içerdiği bilgisi ile daha da anlam kazandı. Zamana kaybetmeden üçüncü kitapla devam edeceğim.
Arachnoid MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 202010,9bin okunma
Hep aynı, tamamen farklı!
Puan vermedi·848 syf.··
2026 19. kitabı
Kalın gözüken, canım sıkılır mı diye korkutan ama aslında şu gibi akıp giden büyülü gerçekçiliğin harika bir örneği. Murakami hep benzer kişilerin etrafında(yalnızlığı seven, müzikle haşır neşir ve sessiz sakin yaşamlar sürdüren kahramanlar) olay örgülerini kuran, anlatım dili güçlü yazar. Okuduğum üçüncü kitabı, üçü de keyifli ve içine çeken eserler. Bu dünyanın dışında da alemler olduğunu aynı zamanlarda farklı durumlar yaşandığını kurguluyor. Diğer okuduğum kitaplarda da vardı. (Zemberek kurşunun güncesi, sahilde kafka) Olay örgüsü okuyucuyu her zamanki gibi merakla beklentilere sokuyor, saf bir anlatımla ve fiziki dünyanın veremeyeceği bir tatminle kurgular yaşanırken, insan olayda bir parça rol almış gibi hisseder hale geliyor. Sanki okurken herhangi bir kahramana bir an da olsa dönüşmüş ve o kişinin yerine olaya dahil olmuşuz gibi bir izlenime kapılıyor insan. Doğaüstü deneyimler ise monotonlaşan dünyanızda bize belirsiz olasılıkların cazibesini, ihtimalini sevdiriyor. Her kitabı benzer mantıkla kurulu olsa da olaylar ve kişiler okuyucunun beyninde sağlam tahtlar ediniyor. Okuması aşırı keyifli, heyecan verici ve ufuk açıcı.
Kumandanı ÖldürmekHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20182,282 okunma
Sıcak bir hikaye kitabı
Puan vermedi·184 syf.··
2026 18. kitabı
Serinin ikinci kitabıymış, ben bu kitaptan başladım. Sıcak hikayeleri olan, insanın bakış açısını geliştirip şekillendiren, bir nevi psikoterapi öyküleri. Dünyanın başka bir yerinde alternatif ‘iyi insanları’ anlatan eser. Hayat her zaman böyle güllük gülistanlık değil elbette. Kitapta bile olsa bu tarz hikayeler insanın içini ısıtır. Edebi değeri pek yok ama insana, insan olduğunu hatırlatan, Özlem duyduğumuz bir gerçekliğin varlığını göstermesi çok değerli. Mekanikleşip, hissizleşen türümüz için belki bir umut kaynağı. Dünyadaki çoğu problemin temeli kötülüğe itilmiş, aç gözlü, sevgiden yoksun insanlar. Kitap okumak, insan olduğumuzu hatırlamak, bu dünyada diğer türlerden bir farkımız olmadığını, illa fark varsa bile bunu dünyanın lehine kullanmamız gerektiğini aşılamak… belki de edebiyatın ve sanatın amaçlarından biri de bu olmalı. Gidişatı değiştirmek için kelebek etkisi, bir yerde karşılığını bulur; yazardan okuyucuya , okuyucudan da hayata uyarlamaya. Harika bir düşünce, ütopik belki ama bence asla olmaz diye bir şey yoktur!
Kahve Soğumadan Önce: Kafeden HikâyelerToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 20231,351 okunma