Mustafa Azak

Mustafa Azak
@MustafaAzak
İnsan ne kadar yaşarsa yaşasın, ne kadar okursa okusun, en az bildiği şey, kendisi.
Otizmde Yaratıcılık
Otizm spektrumundaki kişilerin yaratıcı problem çözümüne yaklaşımı nörotipik insanlarınkinden farklıdır. İngiltere'deki Doğu Anglia Üniversitesi'nden Martin Doherty ve meslektaşlarının nörotipik insanlarla otizm spektrum bozukluğu gösterenleri dahil ettikleri çalışmalarında, otizm özellikleri taşıyan kişilerin sayıca daha az fakat daha özgün fikirler ürettiğini görmüştür. Doherty otizmlilerin genellikle doğrudan doğruya alışılmamış fikirlere yöneldiğini zira yaratıcı düşünmeyi kısıtlayan çağrışımlara ve hafızaya daha az bel bağladıklarını ileri sürer. Bir deneyde katılımcıların önlerine birer ataş konur ve bu ataşın hangi amaçlarla kullanılabileceğine dair ellerinden geldiğince fazla fikir üretmeleri istenir. Çoğu ataşın kanca veya iğne olarak kullanılabileceğini ya da dar alanları temizlemeye yarayabileceğini söyler, Kâğıttan uçaklara ağırlık eklemek, oyun pulu olarak kullanmak veya çiçek saplarına tel gibi geçirmek nadir verilen yanıtlar arasındadır. Daha özgün yanıtlar üreten kişilerde otizm özelliklerinin de yüksek olduğu saptanır. Katılımcılara soyut çizimler gösterilip bunları açıklamak için mümkün olduğunca fazla fikir üretmeleri istendiğinde de benzer biçimde, daha fazla otizm özelliği taşıyanlar daha az fakat daha sıradışı yorumlar üretir.
Sayfa 168 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bilim
Beyin Bozukluklarından Yaratıcılık Hakkında Öğrenebileceklerimiz
Duygudurum bozukluklarının yazar ve sanatçılarda alışılmadık derecede yaygın olması, yüzyıllar boyunca yaratıcılığın delilikten türediği fikrini beslemiştir. Otizm spektrumundaki kişiler arasında da farklı tür bir dehanın varlığı gözlenmiştir. Alzheimer hastalığı ve frontotemporal demans gibi nörolojik bozukluklar bile yaratıcılığı ortaya çıkarabilmektedir. ... lowa Üniversitesi'nden psikiyatrist Nancy Andreasen yaşayan yazarlarda yaratıcılığı araştırmış, yaratıcı olmayan kişilere kıyasla yazarların bipolar bozukluk yaşama eğilimlerinin dört kat, depresyona yakalanma eğilimlerininse üç kat fazla olduğunu saptamıştır.
Sayfa 167 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bilim
Mutlu Yüzün Avantajı
Gülmek gerçekten de, iki beyin arasındaki en kısa yol, anında bir sosyal bağ kuran, engellenemez bir bulaşıcı yayılma olabilir.
Sayfa 59 - Varlık Yayınları·Kitabı okudu
Psikoloji
Empatinin Sinirsel Fotoğrafı
Lazer inceliğinde bir elektrotla, uyanık durumdaki bir kişinin beyninde tek bir sinir hücresinin izlendiği kayda değer bir çalışmada, bu sinir hücresi hem söz konusu kişi canının acımasını -iğnenin batmasını- beklerken, hem de yalnızca başka birine iğne batırıldığını görürken ateşleme yapıyordu; harekete geçen temel empati duygusunun sinirsel bir fotoğrafıydı bu.
Sayfa 55 - Varlık Yayınları·Kitabı okudu
Psikoloji
Kablosuz Sinirsel Bağlantı
Beyinlerimiz biz farkında olmadan, özel bir dikkat ya da niyet gerektirmeden birbirine bağlanır. Yakınlığı perçinlemek için birinin ifadesini kasten taklit etmeye çalışabiliriz, ama bu tür çabalar genelde garip karşılanır. Eşzamanlılık, kendiliğinden olduğunda, birinin gözüne girmek gibi art niyetlerle ya da herhangi bir başka kasıtlı amaçla oluşturulmadığında, en iyi neticeyi verir. Alt yolun otomatikliği, hızlı çalışmasını sağlar. Örneğin amigdala, birinin yüzündeki korku işaretlerini 33 milisaniye gibi olağanüstü bir hızla saptar; bazı kişilerde bu algılama sadece 17 milisaniyede (saniyenin % 2'sinden kısa sürede) bile olabilir. Bu çabuk okuma alt yolun aşırı hızının kanıtıdır; öyle hızlıdır ki, bilinçli zihin o algılamaya kayıtsız kalır (gerçi bundan kaynaklanan rahatsızlık kıpırtılarını hissedebiliriz.) Birbirimize ne denli uyum sağladığımızı bilinçli olarak fark edemesek de, dikkate değer bir rahatlıkla kaynaşırız. Kendiliğinden oluşan bu sosyal düet, özel bir sinir hücreleri kümesinin eseridir.
Sayfa 53 - Varlık Yayınları·Kitabı okudu
Psikoloji