Bir insanı yakından tanımak ayrı, yakînen tanımak ayrıdır.
Zira yakından, yakın olarak demektir ve Türkçe yakın sözcüğünden gelir.
Yakînen ise kesin, sağlam demektir ve Arapça yakînen sözcüğünden gelir.
Bazen yakından tanımak, yakînen tanımaya yetmiyor.
Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden?
Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.
Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse…
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
Hüseyin Nihâl Atsız
Yağmur bir adım ötemizde
Kabarmış ağulu mantar
Sessizliktir ateşin yanındaki kütük
Suyun ışık değmiş kabuğu
Sen tane tanesin sevgilim
Denizim ben batık aşklarla dolu.
Melih Cevdet Anday
Vücudu kurtarmak için (Kangren) olmuş uzvu keserler. Fakat biz onları kesemeyiz. Sadece, Allah'a niyaz ederiz ki, bu hastalığı başka uzuvlarımıza geçirmesin...