Tevazu insanın kendisini aşağı görmesi, aşağılık sanması değildir. Bilakis tevazu kişinin haddini/hududunu bilmesi, yani sınırlarını, özünü, o özün sınırlarını (hakikatini) görmesi demektir.
"Başkalarından dinlenenler ve kitaplardan okunanların hepsi gelip geçiyor, geriye yalnızca kendi yaşadıklarınızın yüreğinizde uyandırdığı duygular kalıyor..”
Stefan Zweig