“İnsan kusurlu, ölümlü bir varlıktır ve ölümlülüğün, ölümü görmezlikten gelirken, inkar ederken bile farkındadır. Kendi yanılsamaları içinde arar gerçeği ve kaybettiklerinin yasını tuttuğunu sanır ama gerçekte kendi yasını tutuyordur. Olduğumuz gibi . Artık olmayacağımız gibi. Gün gelip artık var olmayacağımız gibi.
“Keder, içine düşene kadar tam olarak ne olduğunu asla bilemeyeceğimiz
bir çukur. Yakınlarımızın bir gün öleceği
gerçeği kaçınılmaz. Sonuçta her yaşam ölümle sona erer. Bir yakınımızın ölümünü kendisi henüz hayattayken düşünebiliriz, ancak çoğunlukla ölümü takip eden günler ve haftaların neye benzeyebileceğini aklımızın ucuna bile getirmeyiz.”
Erman Gören hocanın titizlikle hazırladığı, içeriğin doluluğu ve hocanın eşsiz çevirisiyle büyük bir kazanım. Kendisinin de söylediği gibi Krathylos daha önce de defaatle çevrildi ama hocanın değerli katkılarıyla bu güne kadar okuduğum en kapsamlı eser bu olabilir.
Meraklısı ve daha geniş bilgi edinmek isteyenler Klasik Düşünce Okulu’nun Youtube kanalında yayınlanmış olan aynı adlı semineri bizzat hocanın anlatımıyla izleyebilir.
Peki bu kitabı kimler okumalı? Adların kökeni üzerine kendini geliştirmek isteyenler diyebilirim. Adları kim, neye göre koydu diye düşünmek isterseniz çok seversiniz.
Akıcılığıyla büyüleyici bir eser…
Öykünün belkemiği 3 kadın; Clara, Blanca ve Alba. Üçünün de adının anlamı dueu ve beyaz… Üçü de özel karakterler. Estes’in Kurtlarla Koşan Kadınlarındaki karakterler gibiler, birisi iskelet kadınken diğeri Vasalisa… Aile bağları adına çok değerli bir hikaye. Özellikle finalde “kin” duygusu için verilen mesaj çok düşündürücüydü.
Okusanız seversiniz bence.