Oğuzhan Âsım Güneş

Gussadâr
Sır şudur ki aşk, yüzünü tam olarak kimseye göstermez; çünkü o ezel kuşudur. Buraya gelmiştir ama o, ebediyet yolcusudur. Yüzünü biz gelip-geçicilere göstermediği gibi her ev de ona yuva olmaya layık değildir; zira onun yuvası ezeliyetin celâlet yurdudur. Zaman zaman ezele doğru uçar ve kendini izzet ve celâl perdesinin arkasına gizler. Güzellik yüzünü, tam anlamıyla bilginin gözüne hiç göstermemiştir ve göstermeyecektir de. ​İşte bu sırdan dolayı, herhangi bir kimse onun emanetinin esrarına vakıf olacak olursa böyle bir şey bu dünyaya ait engel ve ilgilerden uzaklaşıldığı; bilgi, vehme dayalı hendese, kurguya dayalı felsefenin varsayımlarından ve duyuların yanıltmasından kurtulduğu zaman gerçekleşir. ​Getir dostların gönlünü birleştiren bâde'mi Bağışla dağlar gibi gamı kaldıran o demi ​Çekince bâde kılıcını kadehin kınından Görsün şu dünya artık edeceğim sitemi ​Getir, ver Pûr-ı Mugân'ı Pir-i Mugân'a* Ki Rüstem'in Rahşı taşır ancak Rüstem'i ​Bunların her ikisi de uhrevî âleme aittir, bu dünyevî hayata değil. ​* Pûr-ı Mugân: Genç sâki. Pir-i Mugân: Yaşlı sâki, mürşit.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Gönlüm! Sakın, sırrını yâre söyleme Bu “aşk” sözünü ikide bir söyleme Gönlüm dedi: “Bir daha böyle söyleme Teslim ol sen, çok söz söyleme
İbadet, tam bir hudû ve tezellül (nefsi zillet ve tevazua büründürme) halidir.
Sayfa 223
Ferman Senin
Emrine dil-bestedir her dilber-i fettân senin Şehr-i hüsnün şehrîyârısın bugün fermân senin Devr eder vefk-i murâdınca bütün devrân senin Şehr-i hüsnün şehrîyârısın bugün fermân senin Gel kerem-kârım dil-i uşşâk-ı mahzûn eyleme Gonce-veş perverdegân-ı vaslı dil-hûn eyleme Fürkat âdet olmasın kan eyle kânûn eyleme Şehr-i hüsnün şehrîyârısın bugün fermân senin Bûy-ı hicrân vermesin gülberk-i handânın dirîğ Zâr u giryân olmasın uşşâk-ı nâlânın dirîğ Dest-bûs olmazsa bârî etme dâmanın dirîğ Şehr-i hüsnün şehrîyârısın bugün fermân senin Hûblar saf saf dizilmiş senin dîvânına Tâifân-ı arş-ı alâ reşk eder unvânına Bir nâzar kıl arz-ı hâl-i Gâlib-i nâlânına Şehr-i hüsnün şehrîyârısın bugün fermân senin
Sayfa 187
Ne de olsa büyükler çocukların her şeye karşı çok duyarlı olduklarını sıklıkla unutuyorlar.
Sayfa 12