ayça

ayça
36 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·473 syf.··
2018 20. kitabı
Okunması Gereken Bir Kitap O bir Kartaldı. Kafkas dağlarının Kartalı. Hayatı boyunca Ruslara boyun eğmemiş ömrünün sonuna kadar özgürlük mücadelesi içinde savaşlar vererek ve imkansızları başararak pek çok Rus generalin geleceğini karartan bir insan Dağıstan arslanı şeyh Şamil. Rusların mezalimi karşısında baş eğmeyen Türk İslam davası yüzünden canını cebine koyarak savaş veren Kafkas Kartalı. 19. Asrın en büyük askeri dehası, Kafkas muharebelerinde elindeki bir avuç kahramanla yaptığı taarruz ve icraatleriyle moskof sürülerini şaşırtıp kendilerinden onlarca kat asker ve cephane üstünü moskof sürülerini 30 sene tepelemiş ve onları hareket imkanından mahrum bırakmıştır. İmanı, adaleti, kahramanlığı, cesareti, ahlakı, vatanseverliği ve bunlar gibi bir çok hasletle donanmış olan bir şahsın Kafkasya'da Ruslara karşı vermiş olduğu 30 yıl süren kahramanlık öyküsü anlatılmış bu kitapta. Bu şahıs ki vatanı uğruna her şeyi göze alıyor özgürlük adına evladından bile vazgeçebiliyor bir avuç insanla o dev çarlık Rusyasına büyük kayıplar verdiriyor. Yazar kitabın yazımında gerçekten sürükleyici ve anlaşılır bir dil kullanmış roman tadında çok güzel anlatmış ben hiç sıkılmadan bir solukta okudum.
Kafkas KartalıMurat Yeşil · Babıali Kültür Yayıncılığı · 2022174 okunma
Puan vermedi·418 syf.··
2018 38. kitabı
Elif Şafak’ın bu romanında tıpkı diğer eserlerinde olduğu gibi kendi bilinçaltındaki birçok ruh hali bulunmaktadır. Bu gerçekten yazar ve benim aramdaki bağı güçlendiren bir ayrıntı. İnsanın içerisine ayrılan odalarda gezdiriyor ustaca. Sıkılmıyor, merak ediyor, garipsiyor ve en sonunda benimsiyorsunuz. Kitapta hoşuma giden bir diğer ayrıntı ise bölüm başlıkları. Gerçekten öyle güzel kurgulanmış ki.. Romandaki bölüm adları aşure malzemelerinden oluşuyor bu da benim gibi aşure aşığı bir insanı gerçekten mutlu edecek bir ayrıntı daha. Gel gelelim ki okurken aldığım keyif, zaman zaman kursağımda kaldı. 1915 SÖZDE ermeni meselesi hususuna maşasız dokunan sevgili Şafak ; kolektif bilinç içerisinde yansıma gören bir milli şuuru yansıtmak ısterken nasıl böyle gözünü çıkardı işin şaşkınım doğrusu. Tarihınde ve iç yapısında sallanan bir Türkiye seriliyor gözler önüne. Tehcir, Ensest ilişki, Gayr-i meşru çocuk, cinler, fallar gibi basit metaforlar.. Yerin dibinde bir yer olsaydı da oraya girseydik madem dedirttiği anlarım çok oldu. Bir okur bir yazara karşı bu kadar gönülden bağlı olurken nasıl bu kadar bileyebilir kılıcını ? Sevmedim o tiraj tilkilerini açıkçası. Madalyonun öteki yüzü elbette ki çevrilmeli. Ancak tarihsel empati gerçekten soyunulması cesaret gerektiren bir noktadayken durup düşünmek gerekirdi. Olmadı ben yakıştıramadım.
Edebiyat
Baba ve PiçElif Şafak · Doğan Kitap · 202417,8bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2018 33. kitabı
"Eğer bu dünyada bir yerlerde, insanlar çocukları bombalıyorsa, bunu bilmeye gerek yoktu. O dünya zaten yanmış çocuk eti kokardı. eğer bir yerlerde, başka çocuklar açlıktan geberip gidiyorsa, bunu bilmeye gerek yoktu. O dünyanın zaten açlıktan nefesi kokardı." Bu ve bunun gibi onlarca vuran paragraf barındıran bu kitabı mutlaka okumalısınız. Hakan Günday kesinlikle okunmaya değen bir yazar. 360 sayfa 360 saniye gibi bir anda akıp geçiyor. İnsanın hayatından 80 yılı böyle güzel anlatan başka kitap çok seyrek okumuşumdur. Hayatın gerçeklerini öyle güzel yansıtıyor ki yazar kitapta 'yok artık, bu da olmaz' diyebileceğiniz hiç bir bölüm yok. Özellikle sonunu çok sevdim ben. "Çünkü Oğuz Atay'ı da okudum. Seni de tanıdım... Diyebilirsin ki bir insanı fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın belki de çok az... O zaman şöyle demeliyim... Seni az tanıyorum... Az... Sen de fark ettin mi? Az dediğin küçük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece 2 harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. Biri Başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. Senin ve benim gibi. Bu yüzden, belki de, az çoktan fazladır. Belki de az, hayat ve ölüm kadardır! Belki de, seni az tanıyorumi demek, seni kendimden çok biliyorum demektir. Bilmesem de öğrenmek için her şeyi yaparım demektir. Belki de az her şey demektir. Ve Belki de benim sana söyleyebileceğim tek şeydir."
Edebiyat
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,8bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2018 34. kitabı
"İnsan kendini öğrendi." "Sonra başını kaldırdı ve diğer insanlara baktı." "Evet." "İnsan paradan önce harcamayı öğrendi." "Sonra harcayacağı bir şey kalmadı ve diğer insanlara baktı." "Evet." "Diğerleri ne yapıyorsa o da aynısını yapmaya başladı." "Yani kendini harcadı." "Evet." "Ve insanın başına kendisinin getirdiği en büyük felaket olan..." "Heba..." "Dönemi başladı." - Sayfa 89 Hakan Günday bu kitapta düşünce tarzını tamamen yansıtmış. İçindeki karanlığı Hakan, Barbaros, Cenk ve Afgan ile "piç" kelimesi üzerinden sorgulayarak bol göndermeli harika bir kitap yazmış. Bu kitapta bir de bolca şarkı ismi görüyoruz ve ben ilk boşluğumda dinlemeyi düşünüyorum bu parçaları eminim güzel çıkacaklardır. Okuyacaksanız size tavsiyem konudan sıkılsanız dahi atlamayın çünkü her an bomba bir söz bomba bir düşünce tarzı çıkabiliyor ortaya.
Edebiyat
PiçHakan Günday · Doğan Kitap · 201911,6bin okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2016 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2016 00:00
Bir varmış , bir yokmuş ankara'da bir çocuk doğmuş . Annesi ve babası eğitimle uğraşan bu çocuk ebeveynlerinin mesleği sayesinde hem gezmiş , hem de çok okumuş. Bu çocuk daha tam büyümeden haksızlıkları gezdikleri yerlerde görmeye başlamış ve zihnine yazmış.Oysa yaşıtları ülkede ki kötülerin farkında bile değilken o sevda ile aşk ile kötülüğü yok edeceğine inanmış ve kişiliği yavaş yavaş oturmuş . O artık kötülerin üzerine korkusuzca gidecek bir çocukmuş .Az gitmiş , uz gitmiş dere tepe düz gitmiş ve kendi gibi çocukların da olduğunu zamanla anlamış , onlarla birlikte tehlikeli oyunlar oynamış .Büyük ve korkaklarla dolu sokaklarda birlikte çıkıp , kötüleri durdurma yöntemlerini anlatmışlar ama büyükler onları anlamamış , bazıları anlamış ama kendi kötülüklerinin anlaşılmasından korkup onu çevresindekilerle dövmüş .Arkadaşları da , kendisi de hiç korkmamış ve vazgeçmemişler.Büyükleri '' biz ne dersek o, olacak '' dedikçe , onlar konuşmuş , onlar dövdükçe , onlar konuşmuş .... Sonunda bu üç çocuğu büyükleri bir daha konuşmayacak şekilde susturmuşlar. Bu üç çocuk susmuş ama , o gün kalabalıklar arasında çocukları kurtarmaya çalışanlar hala az ama dirençlere yaşamaya devam etmiş .Ne o günün kötüleri ölmüş , ne de bu üç çocuğun sevdası. - - - - - - - - - - -- - - - - -NEYSE Kitap ,kronolojik olayları birleştirmemizi sağlıyor . Ailesi ile gezip anadolu'da ki haksızlıkları görmesi kendisinin pusulası olmuşta diyebiliriz aslında . Okumanız dileği ile ....
Edebiyat
Abim DenizCan Dündar · Can Yayınları · 20165,5bin okunma