Hadi takas edelim birşeylerimizi...
Mesela gülüşünden ver ömrümden al.
Dedi Yılmaz Güney
Ve bende diyorum ki;
Ver bana kitaplarından gülüşüm senin oldun 🙏😊
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Üzerinden çok uzun zaman geçti; ama geçmiş için söylenenler yanlış. Ben onun nasıl
gömüleceğini öğrendim. Her ne kadar geçmiş pençeleriyle kendine bir çıkış yolu açmayı becerse de.
Pes ve sıcacık bir sesi vardı, tatlı bir şarap gibi içtim bu sesi. Başımı kaldırıp sessizce yüzüne baktım; dipsiz uçurumları andıran siyah gözlerinde, taze ve olgun ağzında, bizim nişanı taşıyan özgür ve görkemli alnında dolaştırdım bakışlarımı.
"Ne sevindim bilseniz! Sanırım şimdiye kadar hep yollarda geçti yaşamım, ancak şimdi yurduma vatanıma kavuştum."
"kavuşma diye bir şey yoktur ama dost yolların birbirine kavuştuğu yerde, bütün dünya insanın gözüne vatan gibi görünür."
Her insanın hayatında mutlu anlar vardır ancak hiçbir mutluluk sonsuza dek sürmez.
Mutluluk narin ve uçucu bir histir çünkü sadece belli anlarda yaşanabilir. Aslında devamlı mutlu olsaydık bu his değerini kaybederdi, belki de bu yüzden nadiren mutlu oluyoruz.
Bir hafta süren yağmurdan sonra güneşin açması bize mucize gibi gelir. Aynı şekilde, üzüntülü bir dönemden sonra mutluluğu daha yoğun hissedebiliriz. Bu iki duygu birbirini tamamlar ve bu yüzden birbirine ihtiyaç duyar çünkü ne melankoli sonsuza dek sürer ne de yüzyıl boyunca mutlu olmaya dayanabiliriz.
Modern toplumlardaki stresin sebeplerinden biri de budur: Her zaman, her yerde mutlu olmak gerektiğine inanırız. Oysa üzüntünün reddedilmesi antidepresan kullanımını, terapi ihtiyacını ve gereksiz alışverişi tetiklemekten başka işe yaramaz. Devamlı gülümsemiyoruz diye utanmamız gerekmiyor.
Bu yanlış ve çocukça bakış açısıyla ilgili olarak Nietzsche, mutluluğun kıvılcım gibi anlık bir şey olduğunu hatırlatır ve bu anları durmadan yaşamaya çalışarak uzun ve zorlu hayat yolunda ilerlememizi mümkün kılan ufak mutlulukları da kaybettiğimizi söyler.