"... kim olduğum nereden geldiğim hiç o kadar mühim değil. Aynı şekilde senin kim olduğun da, nereden geldiğin de hiç mühim değil... İnsanız, anlıyor musun, insanız biz!"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Annenin karnına düşürdükten sonra oğlunu hayatının sonuna kadar koruyup sahiplenen, güçlü, şefkatli kişidir baba. Dünyanın başlangıcı ve merkezidir o. Bir baban olduğuna inaniyorsan, onu görmesen bile kendini iyi hisseder, onun orada olduğunu, gelip seni şefkatle koruyacağını bilirsin..
#okudum#
İsmini görünce kitabın bir Kırmızı Saçlı Kadın’a aşık olan bir erkeğin hikayesi olduğunu düşünüyorsunuz. Temelde öyle denebilir, hatta aslında öyle ama bambaşka bir olay örgüsü var. İki eski efsane ile iç içe işlenmiş kitap. Babasını öldüren oğul Oidipus’un ve oğlunu öldüren baba Rüstem’in efsaneleri ile kitapta asıl yaşananlar iç içe gidiyor. Yani kitap bir aşk hikayesi gibi görünse de bu iki efsaneyle birlikte aşktan çok baba-oğul ilişkisini ve kaderi ele alan bir roman olmuş. Tarih tekerrür eder sözüne benzettim ben bunu.
Kesinlikle bir aşk hikayesinden cok daha fazlası.
"Sanki allah'babalar oğullarının ve oğullar babalarının canını rahatlıkla alabilsin ve böylece O'nun büyük nizamı sürsün diye bir an babaların ve oğulların akıllarını başlarından alıyordu..
"Akılları başlarında olmadığı için babasını öldüren Oidipus ile oğlunu öldüren Rustem'e masum diyebilirmiydik?
"Oidipus'un günahının babasını öldürmek degil, Allah'ın onun için biçtiği kaderden kaçmaya çalışmak olduğunu düşünüyorlardı. Aynı şekilde Rüstem'in günahı da oğlunu öldürmek degil,bir gecelik sevişmeden bir oğul sahibi olmak ve bu oğula babalık edememekti...