Tüm büyük yazarlar [Balzac, Wilde, Asimov...] gibi o da gecikmişler diyarında erken doğmuştu.
Ne diyordu Huzur'da? "İnsan ömrü, zamanın fırınında alev alan bir kağıt kadar çabuk yanıyor. Belki hayat... gülünç bir oyundur. Tam bir ümitsizlik içinde bir yığın 'karar kılıklı tereddüt' ve küçük, beyhude savun-malardır, hatta hülyadır..."
Gene de ümidin hakkını, hatırını gözeterek ekliyordu: "Ne kadar gülünç olursa olsun, biz gene hayatı tam inkar edemiyoruz. Onda, kafamızı kurcalayan vehimlere rağmen iyi, kötü diye kıymetler arıyoruz. Aşka, ihtirasa yer veriyoruz. Sanatkarca yaşamak ile israflarda ve küçük hesaplarda kaybolmanın farklarını buluyoruz."