-İnsanın huzuru ve memnuniyeti dışarıda değil içindedir.
-Nasıl yani?
-Sıradan bir insan iyiyi ya da kötüyü dışarıdan, yani bir atlı arabadan ya da bir çalışma odasından bekler. Düşünen bir insan ise kendinde bulur.
Acıyı küçümsersiniz, ama parmağınızı kapıya sıkıştırdığınız vakit en yüksek perdeden inersiniz!
Andrey Yefimıç kibarca gülümsedi.
- Belki de inlemem.
- Tabii tabii! Peki, felç geçirirsiniz ya da varsayalım ki aptalın, küstahın biri mevkiini ve rütbesini kullanarak sizi alenen aşağılama, siz de bunun yanına kâr kalacağını bilseniz işte o zaman insanlara hayatı derinlemesine anlamak ve gerçek mutluluğa ulaşmak için öğüt vermenin ne demek olduğunu anlardınız.
Güçlü olmak, kas geliştirip şişirmek anlamına gelmez. İnsanın, kaçmadan kendi tanrısallığıyla buluşması, kendi kafasına göre vahşi doğayla iç içe bir hayat yaşaması anlamına gelir. Öğrenebilmek, bildiklerimize katlanabilmek anlamına gelir. Dayanmak ve yaşamak anlamına gelir.