112 sayfa, kısacık bir roman. Her ne kadar okurken beni zorlayan cümleler ve anlara tanıklık etmiş olsam da, anlatılan hikayenin en kurgusal yönünün bile ne kadar gerçekçi olduğu bütün anlatılardan daha çarpıcı ve zordu. Et ve beden politikaları üzerine düşündüren önemli bir eser. Türkçe baskısının pek ilgi görmemiş olması beni üzdü açıkçası. Keşke yeni bir baskıya girse.
Şiir okumak gibiydi. Çürükleri, çürümeyi bile şiir gibi anlatmak yalnızca iyi bir edebiyatçının yapabileceği iştir bence. İncelikli ve çarpıcı bi üslup. Uzakları yakın eden bir çürümenin yansıması.
Zambra'nın sade ve keskin cümlelerinden Claudia'nın hikayesini okuduğumda yıllar önce izlediğim Olimpo Garajı adlı filmi anımsadım. Dünyanın öteki ucunu bu kadar sade ve bu kadar derin cümlelerle ancak Zambra anlatabilir sanıırm. Diktatörlükler, aileler ve acılar üzerine çok güzel bir kitaptı.