İnsan ancak yüreğiyle baktığında gerçeği görebilir çünkü asıl önemli olan şeyler gözle görünmez. Birini gerçekten sevmek, onun için zaman harcamak ve sorumluluk almaktır. İnsanlar çoğu zaman büyüdükçe en basit ama en değerli şeyleri unuturlar; dostluğu, sevgiyi ve hayal kurmayı... Oysa hayatın anlamı sahip olduklarımızda değil bağ kurduğumuz şeylerde saklıdır. Birini evcilleştirdiğinde, artık ona karşı sorumlu olursun ve o kişi senin için dünyadaki herkesten farklı hale gelir.
Bir milleti kurtarmak, sadece büyük kahramanların işi değildir. Asıl görev sıradan insanların omuzlarındadır. Herkes kendi işini en iyi şekilde yaptığında bir ülke yavaş yavaş karanlıktan aydınlığa çıkar. Cehaletle savaşmak, en büyük savaştır; çünkü gerçek özgürlük ancak bilgiyle kazanılır. İnsanlar değişmeden toplum değişmez, toplum değişmeden gelecek aydınlanmaz. Bu yüzden her birey, kendi içinde bir ışık yakmalı ve o ışıkla başkalarına yol göstermelidir.
Bazen insanın içi sebepsiz yere acır. Kimseye anlatamaz bunu, çünkü kelimeler yetmez. Küçücük bir kalp, kocaman bir dünyayı taşımaya çalışır. Sevmek güzeldir ama acıtır da… İnsan en çok sevdiği yerden kırılır. Yine de vazgeçmez sevmekten; çünkü kalbindeki o küçücük umut, her şeye rağmen yaşamaya devam eder. Belki büyümek de budur: acıyı öğrenmek, ama yine de kalbinde bir parça iyiliği koruyabilmek.