Necip G.

Necip G.
Native Content Manager @ Demirören Medya “Her okur oturduğu koltukta birer Crusoe’dur.” (Alberto Manguel) "Ben cenneti hep bir çeşit kütüphane olarak düşlemişimdir." (Jorge Luis Borges)
"Ne hissedilmesi gerekiyorsa onu hissediyorum. Koca bir hiçlik... Ne eksik ne fazla. Böylece yavaş yavaş deliriyorum. Delirdikçe boş veriyorum. Boş verdikçe hafifliyorum. Zerre zerre azalıyorum. Böyle giderse yok olacağım. Her canlı gibi. Bu sebeple endişelenmek beyhude. Yani çok hissetsen de ölüyorsun hiç hissetmesen de. İyisi mi sorgulamadan yaşayıp gitmek..."
Sayfa 155 - Ketebe Yayınları, 1.Baskı (Mart 2023)·Kitabı okudu
Edebiyat
Zamana Karşı isimli okura yanıt verildi
Necip G.
Kendine tutunabilir ancak. Şu sıralar daha güvenli başka birşey yok gibi görünüyor:)
Reklam
Puan vermedi·189 syf.··
2018 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2018 02:01
Fiziksel veya zihinsel engelli bir insanın herhangi bir başarı hikayesi ile karşılaştığımda kendime şu öğüdü veririm; 'Bu başarının normal olduğunu kabul et ama onu normalleştirme...' İlk bakışta kendi içinde çelişkili gibi duran bu ifadeyi biraz daha açmakta fayda var. En kalabalık kişisel gelişim seminerlerinden tutun da mahalle kahvesindeki ya da yemek masasındaki en sıradan sohbetlere kadar herkesin bildiği, inandığı, doğru kabul ettiği klişe tespitler vardır; insan çalışırsa başarır, insan isterse, onu hiçbir engel durduramaz, her şey seninle başlar, başarmanın yolu kendi içindedir, just do it!... Bu sloganvari motivasyon cümlelerinin gerçek hayatta bir karşılığının olup olmadığını kontrol etmek için sıfırdan bir laboratuvar kurmaya, deneyler yapmaya gerek olmadığını biliyoruz. Engelli olsun ya da olmasın, tarih boyunca sayısız insanın yazdığı başarı hikayeleri var karşımızda... Evet, insan kendisiyle barışıksa, ne yapmak istediğini biliyorsa, hedefleri varsa, Tanrı'nın ya da insanların ona verdiği imkanlar ölçüsünde 'başarı'ya ulaşabilir. Tabii başarı dediğimiz şey özneldir. Bir bebeğin halının üzerinde attığı ilk adım da, bir astronotun Ay'da attığı ilk adım da bir başarı hikayesidir... Çünkü başarı, kendinize koyduğunuz hedefe ulaşma eylemidir. İşte buradan hareketle, engelli olsun ya da olmasın her insanın başarı hikayesini normal karşılamak gerekir. Şimdi Christy Brown üzerinden engelli bir insanın başarısını neden normalleştirmememiz gerektiğini ele alalım. Doğuştan beyin felci olan ve sol ayağı dışında vücudunun hiçbir uzvunu yönetemeyen, ayrıca konuşma zorluğu çeken, yani bedenini yönetemediği gibi kendini de ifade edemeyen bir insan var karşımızda. Başarı kriterinden gittiğimiz için şu soruyu C. Brown için de sormamız gerekiyor; Hayata bu parkurdan
Sol AyağımChristy Brown · Nemesis Kitap · 201794,9bin okunma
Nahide Özçınar isimli okura yanıt verildi
Necip G.
Çok teşekkür ederim vakit ayırdığınız için:) Keyifli okumalar dilerim Katyuşa hanım...
"Ruh sağlığı bakımından bütünüyle "iyi" insan yoktur. İnsanın, belki kendisinin bile göremediği, farkında olamadığı amaçları vardır, değil mi? Bir yolu tamamlamak, bir avı ele geçirmek, sabahın uyanışını görmek, gecenin içindeki sesleri ayırt etmek, birine söylenecek bir söz, birinden işitilecek bir yemin, bir özür. Ya da salt birinin gözünde görülebilecek bir ışıltı. Ya da bunun tersi; birinin gözünde görülebilecek bir yenilgi ya da pişmanlık."
Sayfa 428 - YKY, 2. Baskı (Haziran 2022)·Kitabı okudu
Edebiyat
Sümeyra Özat isimli okura yanıt verildi
Necip G.
Sümeyra Özat :) İnşallah... Gayemiz bu, çabamız bunun için... Selamlar...
"Ruh sağlığı bakımından bütünüyle "iyi" insan yoktur. İnsanın, belki kendisinin bile göremediği, farkında olamadığı amaçları vardır, değil mi? Bir yolu tamamlamak, bir avı ele geçirmek, sabahın uyanışını görmek, gecenin içindeki sesleri ayırt etmek, birine söylenecek bir söz, birinden işitilecek bir yemin, bir özür. Ya da salt birinin gözünde görülebilecek bir ışıltı. Ya da bunun tersi; birinin gözünde görülebilecek bir yenilgi ya da pişmanlık."
Sayfa 428 - YKY, 2. Baskı (Haziran 2022)·Kitabı okudu
Edebiyat
Resul Bulama isimli okura yanıt verildi
Necip G.
Resul Bulama Kesinlikle katılıyorum. Zaten sevdiğimiz ve yakın bulduğumuz bir yazardı ama Sus Barbatus! serisini edebiyata ve kitapseverlere verilmiş bir hediye, bir ödül gibi görüyorum. Zihnim ayrı, ruhum ayrı bir haz duyuyor...