Necip G.

Necip G.
Native Content Manager @ Demirören Medya “Her okur oturduğu koltukta birer Crusoe’dur.” (Alberto Manguel) "Ben cenneti hep bir çeşit kütüphane olarak düşlemişimdir." (Jorge Luis Borges)
Engelimsi
Akışımda görmek istemediğim bir kişiyi engellediğimde eğer sponsorlu bağlantıysa sadece profil fotoğrafı kayboluyormuş, paylaşımlarını görmeye devam ediyormuşum. 1000Kitap bu profilleri biz premium alalım diye özel olarak seçiyor bence, bunun başka bir mantıklı açıklaması olamaz çünkü. 😅
1000Kitap
Necip G.
Bir saattir sürekli karşıma çıkıyor aynı kullanıcı. Yapılabilecek her şeyi yaptım ama fayda etmiyor maalesef. Fikirlerini herkese dayatarak gösterme zorbalığı bir yana, bunun ticari ilişkiye dökülmesi başka bir yana... Kimi kime şikayet edeceğiz ben de bilmiyorum...
Reklam
8/10
·175 syf.··
Beğendi
·
2018 7. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2018 21:58
Kitabın 113. incelemesini yapan bir okur olarak baştan ifade etmek isterim ki, kitabın içeriğine, yazıldığı döneme, yazarın içinde bulunduğu şartlara, teknik özelliklerine ve benzeri konuların detaylarına girmeyi pek düşünmüyorum. O nedenle, kitabı henüz okumayan okurların sitedeki birbirinden değerli incelemelere göz atmalarında fayda var... Ben kendi incelememde 1846 yılında yazılan bu romanı, yaklaşık 175 yıl sonra neden hala büyük bir hevesle okuyup etkilendiğimiz sorusuna dilim döndüğünce yanıt aramaya çalışacağım... Tabii kitabı Dostoyevski'nin yazmış olması dışında kalan nedenlerden bahsediyorum... Çünkü bu kitabı okumamızın arkasında yatan en büyük nedenlerden birinin bizzat kitabın yazarı olması su götürmez bir gerçek... --------------------- Yoksulluk sınırı diye bir kavram var hayatımızda... Bana çok enteresan gelir bu kavram... Nedir yoksulluk sınırı? Bu sınırı geçince ne olur? Nasıl bir dünya vardır bu sınırın ötesinde? Kim neye göre çizmiştir bu sınırı ve kimler bu sınırın başında nöbet bekler, kaçakları içeri sokmamak için? Bu sınır, Meksika Sınırı gibi birşey olsa gerek... Bin bir zorlukla o sınırı geçen insancıklar, özgür bir dünyaya adım attıklarını sanırlar. Oysa içlerinden pek çoğu, özgür ama yoksul oldukları topraklardan, köle ve yoksul olacakları topraklara adım attıklarını yıllar sonra fark ederler... Özgür ve zengin dünya vaadi, tavşanın önünde sürüklenen ipe bağlı bir havuç gibidir. Tavşan havucu gördüğü müddetçe onun peşinden koşmaya devam edecektir. Ta ki fiziksel ve ruhsal olarak tükeneceği noktaya varıncaya kadar... İşte yoksulluk sınırı da bu müstakil durumun kurumsallaşmış halidir... Yoksulluk sınırını geçtiğimiz anda aslında başka bir yoksulluk sınırının içine girdiğimizi sonradan hayat tecrübeleri ile öğreniriz. Bize bunu öğreten,
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202377bin okunma
Deryaa isimli okura yanıt verildi
Necip G.
Çok teşekkür ederim Derya hanım. Bence önemli olan, gerçeğin idrakine vardıktan sonra ona göre tavır alıp, hayatımızao doğrultuda bir yön vermek için çaba harcamaktır. Belki dünyayı değiştiremiyoruz ama değişime kendimizden başlayabiliriz. Keyifli okumalar dilerim.

Necip G.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·496 syf.·
13 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2022 14:07
·
2022 17. kitabı
Lev Tolstoy
8.9/10 · 129 okunma
Osman Y. isimli okura yanıt verildi
Necip G.
Osman Y. Rusya'daki savaşın bitmesini bekliyorum:)

Necip G.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·496 syf.·
13 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2022 14:07
·
2022 17. kitabı
Lev Tolstoy
8.9/10 · 129 okunma
Osman Y. isimli okura yanıt verildi
Necip G.
Son düzlükteyim:)