Necip G.

Necip G.
Native Content Manager @ Demirören Medya “Her okur oturduğu koltukta birer Crusoe’dur.” (Alberto Manguel) "Ben cenneti hep bir çeşit kütüphane olarak düşlemişimdir." (Jorge Luis Borges)
Yol bilenler’den, ‘yolunu bilenler’e evrilen, insanlığın kadim hikâyesi...
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2020 59. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2020 01:13
Sanlar, Arhuacolar, Wiwalar ve Kogiler, Kiowalar, Barasanalar, Makunalar, Penanlar, Gitxsanlar, Wet'suwet'enler, Haidalar, İnuitler, Polinezyalılar ve diğerleri... Böyle tek tek okunduğunda herhangi bir anlam yüklemekte zorlandığımız bu isimler, aslında içinde yaşadığımız dünyanın muhtelif yerlerine gizlenmiş, kendi kültürlerini, kendi yaşam tarzlarını ve kendi inançlarını yaşamaya çalışan halkları işaret ediyor... Antropolog Wade Davis, Yol Bilenler adlı eserinde, zaman zaman belgesel kanallarında veya National Geographic tarzı dergilerde karşımıza çıkan, 'ilkel kabile' olarak tanımladığımız, kendilerine özgü danslarına bakıp eğlendiğimiz, yamyam diye karikatürlerini çizdiğimiz insanların gizemli dünyasıyla tanıştırıyor bizleri... Kitap, Kahverengi Sırtlan Mevsimi, Yol Bilenler, Anakonda Halkları, Kutsal Coğrafya ve Rüzgarlı Yüzyıl başlıklarını taşıyan beş bölümden oluşuyor... Sayfalar içerisinde ilerledikçe kendinizi kimi zaman Amazon nehrinin kıyısındaki yağmur ormanlarının muhteşem coğrafyasında, kimi zaman uçsuz bucaksız okyanusun ortasında, haritalarda bile yeri olmayan takım adalarına doğru ilkel bir gemide yol alırken, kimi zaman Sahra Çölü'nün kavurucu sıcağında, kimi zamansa kutupların dondurucu soğuğunda hayatta kalmaya çalışan insanların arasında buluyorsunuz... Davis, meslek yaşamı boyunca yaşadığı deneyimlerden hareketle, bırakın gidip görmeyi, bu gizemli halkların tahayyül etmekte dahi zorlanacağımız hayatlarını avuçlarımızın arasına kadar getirerek bir çeşit farkındalık yaratmayı hedefliyor. ---------------------- Kitapta gerçekten çok önemli bilgiler, onlardan da önemli birtakım mesajlar var... Kendisi de bir bilim insanı olmasına rağmen Davis'in bilime olan mesafeli yaklaşımı, bu konuda verdiği pek çok örnek, hem bilgiye dair yeni bakış açıları
Edebiyat
Yol BilenlerWade Davis · Kolektif Kitap Yayınları · 201783 okunma
Büşra Öztürk isimli okura yanıt verildi
Necip G.
Benim de gerçekten faydalandığım bir kitaptı. Dikkate alıp okuduğunuz için ben teşekkür ederim.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·189 syf.··
2018 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2018 02:01
Fiziksel veya zihinsel engelli bir insanın herhangi bir başarı hikayesi ile karşılaştığımda kendime şu öğüdü veririm; 'Bu başarının normal olduğunu kabul et ama onu normalleştirme...' İlk bakışta kendi içinde çelişkili gibi duran bu ifadeyi biraz daha açmakta fayda var. En kalabalık kişisel gelişim seminerlerinden tutun da mahalle kahvesindeki ya da yemek masasındaki en sıradan sohbetlere kadar herkesin bildiği, inandığı, doğru kabul ettiği klişe tespitler vardır; insan çalışırsa başarır, insan isterse, onu hiçbir engel durduramaz, her şey seninle başlar, başarmanın yolu kendi içindedir, just do it!... Bu sloganvari motivasyon cümlelerinin gerçek hayatta bir karşılığının olup olmadığını kontrol etmek için sıfırdan bir laboratuvar kurmaya, deneyler yapmaya gerek olmadığını biliyoruz. Engelli olsun ya da olmasın, tarih boyunca sayısız insanın yazdığı başarı hikayeleri var karşımızda... Evet, insan kendisiyle barışıksa, ne yapmak istediğini biliyorsa, hedefleri varsa, Tanrı'nın ya da insanların ona verdiği imkanlar ölçüsünde 'başarı'ya ulaşabilir. Tabii başarı dediğimiz şey özneldir. Bir bebeğin halının üzerinde attığı ilk adım da, bir astronotun Ay'da attığı ilk adım da bir başarı hikayesidir... Çünkü başarı, kendinize koyduğunuz hedefe ulaşma eylemidir. İşte buradan hareketle, engelli olsun ya da olmasın her insanın başarı hikayesini normal karşılamak gerekir. Şimdi Christy Brown üzerinden engelli bir insanın başarısını neden normalleştirmememiz gerektiğini ele alalım. Doğuştan beyin felci olan ve sol ayağı dışında vücudunun hiçbir uzvunu yönetemeyen, ayrıca konuşma zorluğu çeken, yani bedenini yönetemediği gibi kendini de ifade edemeyen bir insan var karşımızda. Başarı kriterinden gittiğimiz için şu soruyu C. Brown için de sormamız gerekiyor; Hayata bu parkurdan
Sol AyağımChristy Brown · Nemesis Kitap · 201795bin okunma
Madam Melankoli isimli okura yanıt verildi
Necip G.
Çok teşekkürler Piraye hanım, çok naziksiniz. İmlâ kuralları başımızın tacı:) Beğendiğiniz ve vakit ayırdığınız için ayrıca teşekkürler. Size de keyifli okumalar. Sağlıcakla kalın…
Meursault Mu, Kırmızı Benekli Pinpon Topu Mu?
Puan vermedi·114 syf.··
2021 39. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2021 12:25
Camus okumayı ve Camus'ye dair okumayı sever ve önemserim. Görüşlerini benimsediğim için değil, ondan da öte üzerinde düşünmeyi gerekli gördüğüm varoluşsal konulara dair görüşler sunduğu için. Açıkçası ilgisi olsun veya olmasın -insanlığa dair evrensel kavramları sorgulatması sebebiyle- tüm insanlarca okunmasının elzem olduğunu düşündüğüm yazarlardan biridir Camus. Kitap hakkındaki düşüncelerime geçmeden önce konu ile alakalı olduğuna inandığım bir noktaya parmak basmak istiyorum: Kanımıza işlemiş olan her konudaki iflah olmaz ikilem yaratma merakımıza. Evrim mi, Tanrı mı; aşk mı, mantık mı; mutluluk mu, para mı; Meursault mu, toplumsal değerler mi? 'Taraf olmayan bertaraf olur.' felsefesini sakat bir tarafgirlik noktasına vardırıyoruz. Halefini eğrisiyle dahi kabul ettiren, buna mukabil muhalifini doğrusuyla bile reddettiren bir tarafgirlik. Ikilem yaratmaya kendimizi o kadar adamışız ki kutuplaştırdıklarımızın bir arada da yaşayabilecekleri ihtimalini aklımıza getirmiyoruz bile. Halbuki şunu göz ardı ediyoruz ki bu kutuplar içlerinde birbirlerini barındırıyor dahası biri diğerinin var olma sebebi. Nereden geldim bu konuya? Kimi okur başkahramanımız Meursault’yu göklere çıkarıp toplumsal değerleri yerle bir ederken kimi okur da tam aksini yapıyor. Fikrimce dengeli bir sorgulama daha ufuk açıcı olacaktır. Yazar kitapta; toplumsal değerlerin bireyi baskılaması, tutumların çevre tahakkümüyle şekillenmesi, suç ve ceza kavramlarının belirleyicileri gibi bazı önemli konuları sade bir dil ve sıradışı bir başkahramanla işlemiştir. Vuruculuk dille değil, karakter ve önermelerle sağlanmış. Bu sebeple kitap rahat okunmakla birlikte derin sorgulamaları da beraberinde getirmektedir. Kitabı okurken bir kere daha fark ediyoruz ki İnsanı 'Lanet olası federaller!' diye isyana
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 0137,5bin okunma
Necip G.
Sümeyra hanım emeklerinize sağlık. Kitabı birden fazla alanda ve birbiriyle ilişkisini kurarak o kadar güzel incelemişsiniz ki, birşeyler yazmadan geçmek istemedim. Zaman ilerledikçe günümüz okurunun Meursault’a bakışı geçmişteki okurlara kıyasla daha farklı. Daha yakın demeliyim hatta. Çünkü onun temsil ettiği alana doğru hızla ilerliyoruz. Eğer yanlış anlamadıysam siz de buna benzer bir durumu vurgulamışsınız. O bölüm özellikle dikkatimi çekti. Hem yazarın hem de karakterin değerini ortaya koymak adına önemli bir çıkarım. Tekrardan ellerinize sağlık. Keyifli okumalar dilerim…
“Doğada bulunmayı bu kadar sevmemizin nedeni onun bizimle ilgili bir kanıya sahip olmamasıdır.” -Nietzsche-
Sayfa 98 - Maya Kitap, 1.Baskı (Mart 2021), Ç: Esra Birkan·Kitabı okudu
Felsefe
Bahar isimli okura yanıt verildi
Necip G.
Dert var insana anlatılır, dert var taşa/duvara anlatılır:) Önemli olan derdini paylaşan insanın kendini daha iyi hissedebilmesi bence…