Biz sadece öylesine olmuş bitmiş bir şey değiliz; her birimiz birer mucizeyiz. Eğer bunu anlasaydık, varlığımızı da bu derece kanıksamazdık.
Bu vücut dünya gibidir. Kemiklerimiz dağlar, karnımız deniz, etimiz toz ve çamur gibidir. Uzayan saçlarımız bitkiler ve uzamasına imkân tanıyan tenimiz ekilebilir topraklar gibidir. Saçlarımızın olmadığı yerlerimiz de ekime müsait olmayan tuzlu topraklara benzer. Üzüntümüz karanlık, sevincimiz gün ışığı gibidir. Uyku ölümün kardeşidir. Çocukluğumuz ilkbahar, gençliğimiz yaz, olgun yaşlarımız sonbahar ve yaşlılığımız kış gibidir. Bütün hareketimiz gökteki yıldızların hareketine benzer.