yamalı bir hırkaydı hayat üstümde
sözlerim parlak
kalbim cenk meydanı
aşkın filleri
barbarca ezdiğinden beri kalbimi
çıkıyordum gerisin geri
vuruşarak kendimle
yorgun bir savaşçıydım
içim Kerbela
kırbamda birkaç damla su
dudaklarımı ıslatacak kadar ancak
konuşsam
tufan kopacak
heyhat!
inayet bahşedilen
sözlerin tılsımından olmasa
sırtım açık, yağlı kırbaçlara
göğsüm, kelebek intiharlarına yuva
ah Marya!
hû çekiyorum hû dipsiz kuyulara
kukumav kuşları tünüyor
dilimde pörsümüş tekrarlara
boynumda usulca gezen
kör bir bıçağın merhameti
tırnaklarımla yazıyorum eşelediğim duvara
bitir artık bu eziyeti