Hemen söylemem gereken husus belki de şudur: Samiha Ayverdi, yazmak için yazanlardan olmamıştır. Denilecektir ki, hemen hiç kimse yazmak için yazmaz ve mutlaka bir şeyler anlatmak, görüp göstermek, duyup duyurmak için yazar. Bu söz, doğrudur, ama eksiktir. Pek çok yazıcının hedefi iyi yazmak, güzel yazmak ve yazdığı türde iyi olmakla sınırlıyor.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tüm ordularla olduğu gibi, Moğolların savaş alanındaki başarısında da liderlik çok önemli bir rol oynamıştır. Son derece düzenli ve disiplinli bir orduya sahip olsalar bile, eğitim sırasında veya komutanlar arasında tartışma çıktığında, geliştirilen taktik ve stratejileri uygulayacak ve yönlendirecek birine ihtiyaç vardı.
Osman Beg'in kimliği ve komuta yetenekleri, görüldüğü üzere kendi kariyerinin ve beyliğinin temel yapı taşıydı. Karizmatik kişiliği ve siyasi kariyeri, büyük ölçüde bu süreçte sergilediği icraatlar doğrultusunda şekillenmiştir.
Bir başka sapma, Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemi yerine ''Atatürkçülük'' teklifidir. Atatürkçülük, Atatürk'ün ölümünden sonra icat edilmiş bir klişe, bir istismar vasıtasıdır. İstismar o dereceye varmıştır ki komünistinden kapitalistine kadar fikir yelpazesi, farklı birçok siyasi parti ''Atatürkçü'', ''Gerçek Atatürkçü'', ''En gerçek Atatürkçü'' rozetlerini çekinmeden takabilmişlerdir.
Uyvar Aşağı Macaristan'daki Nemçe savunma sisteminin merkeziydi. Burayı alan Osmanlılar artık Viyana'ya 130km, önemli imparatorluk merkezlerinden olan Pojon'a ise 50 km mesafedeydiler.