Zamanın başlangıcında,dünya henüz çok gençken,insanların ataları ve kurtlar birlikte ava çıkarlardı. Sonra ateş geldi ve yolları ayrıldı.Kurtlar bu zamanları hala çok iyi hatırlarlar,fakat insanoğlu bunların çoğunu çoktan unuttu.
Kafamın altına yastık yerine bir gazete yerleştirdikten sonra sırtüstü uzandım.
Konvoyun eğildiği her defada, üstümdeki yıldızlar filo halinde dönüyorlardı. Gözlerimle onları izleyerek uyuyakaldım. Biten gün, hayatımın içindekilerden yalnız bir tanesiydi. Yarın yeni bir gün doğacaktı ve gençlikten kabıma sığamıyordum.
Umutsuz aşk acısıyla ona doğru eğilen Theodore, hâlâ onu hayatta kalma umutlarıyla beslemeye çalışıyordu. Öbür yanda Jerome, ona cennetin güzelliklerini anlatmakla meşguldü ve Matilda'nın yanına bir haç koymuştu. Matilda bu haçı gözyaşlanyla yıkarken, ölümsüzlüğe geçişe de hazırlanmış gibiydi. Büyük acılara dalmış olan Manfred ise, sedyeyi hemen arkasından umutsuzlukla izliyordu.
... Adela başını hafifçe yukarı kaldırdı, koridordaki kalın sütunlardan birinin üstündeki mermere gölgesi düşen koyu renkli güzel sakalıyla Pedro'nun Keltlere benzeyen profilinin nasıl dikkat çekici göründüğünü düşünerek bir süre gözlerini ondan ayırmadı. Sonra başını yere indirdi. Onun bu hareketiyle başındaki kırmızı gül parçalanarak Pedro'num ayaklarının dibine düştü.