“ insanoğluna sık sık tanrılarının devrilip sunaklarının unufak olduğunu görme kahrı verilmiştir ama doğadan gelip onun dizinin dibine çökmüş kurda ve yabani köpeğe hiç uğramaz bu ıstırap. Görülemeyen ve tahmin edilemeyen, gerçeğin elbisesinden ustalıkla sıyrılan hayali buğu ve sislerden ibaret, arzu edilen iyiliklerle güçlerin hayaletleri olarak ortalıkta dolaşan, maddi varlığı olmayan bir benlik biçiminde ruhlar âleminde başgösteren tanrılara sahip insanlarınkine benzemez onların tanrıları. “
“ Peki dünyanın en büyük yalanı ne ? “ diye sordu delikanlı, şaşkınlık içinde.
“ Ne mi ? Hayatımızın belli bir ânında, yaşamımızın denetimini elimizden kaçırırız ve bunun sonucu olarak hayatımızın denetimi yazgının eline geçer. Dünyanın en büyük yalanı budur. “