Beni anı defteri tutmaya özendiren Serra’nın günlerini okumayalı çok uzun zaman olmuştu. 10.kitaptan sonra, tamam seri bitti elveda, demiştim fakat daha sonrasında yeni kitapların çıktığını gördükçe aklım yine hep serinin devamına gitti. Sonunda dayanamadım ve “Yıllar Sonra” ile Serra’nın hayatına yeniden göz gezdirmeye döndüm. Fakat tabii bu kez çoğunlukla kızının anı defteri olması ve çok fazla “öğüt” içerikli olmasından eski zamanlardaki tadı alamadım. Sıkılmış olmama rağmen yine de sonu getirebilmek adına 12. ve 13. kitapları da okumak istiyorum o ayrı
Açıkcası bu kitaptan beklentim çok daha fazlaydı. Olay örgüsü gayet ilgi çekici başlamışken, araya da nörolojik açıklamalar serpiştiriliyorken faydalı bir kitap okuyorum hissiyatı vardı. Fakat sonrasında, kitabın ortalarına doğru ilerledikçe, bazı şeyler göze batmaya başladı. Olaylar uzadı, bir kısmını okurken şaşırtırken bazı kısımlarınday off dedirtti. Bir de, aynı cümle içinde bir kişinin hem ismini hem lakabını sürekli göze sokmak nedir? Tüm olayları son 10 sayfaya bir anda sığdırma çabası ve onun da yarım bırakılıp ikinci kitaba yönlendirilmesi de bence hoş değildi. Merak uyandırdı mı, evet. Fakat bu kitaptaki düşük cümle yapıları o kadar göze batıyorduki devamında da bunlar mevcutsa tam çile yaşatacak demektir. İkinci kitabı alma fikri, beni çok heyecanlandırmadığından, şuan için devam etmeyi düşünmüyorum.
Pia MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201919bin okunma
Bu kitabı okuyup modu yükselmeyecek tek kişi dahi olamaz :) Bazı çizimlerde "işte aynı ben" demek ve çoğunda kahkaha atmak garanti. Keşke bu kadar kısa olmasaydı, daha fazlasına ihtiyacımız var ;)
Elif Şafak'ın kitaplarını sevmemek mümkün değil; her kitabında toplumdan birini ele alıp daha önce belki de okuyucunun aklından geçmeyen hayatlarına dair düşünmeye ve empati kurmaya olanak sağlıyor. Bu kitapta da yine yazım yeteneğini okuyucuya göstererek, farklı hayatlardan - aslında hep duyduğumuz fakat çoğu zaman duymamazlıktan gelinen- bahsetmiş. Karakterlerin dünyasını öyle güzel anlatıyor ki, kitabı bitirince bir süre oturup düşündürüyor size. Benim bu kitapla ilgili tek sıkıntım sonu oldu, keşke sonunda olayların çözümüne dair biraz daha açıklama olsaydı :/
Okuduğum en eğlenceli, en komik kitaptı; bitmesin diye çok uğraştım. İlk kitabın "Mahalleden Arkadaşlar" olduğunu sonradan öğrendim fakat bu büyük bir sorun teşkil etmiyor. Evet, bazı olaylar ilk kitaba referans niteliğinde olmasına rağmen okurken hikayenin içine o kadar dahil hissediyorsunuz ki "e bu olay ne zaman oldu ki, hiç bir şey anlamadım" gibi kafada soru işaretleri çıkmıyor. Can sıkkınlığına birebir