"Yüreğim acı çekmekten korkuyor." dedi bir gece Simyacı'ya aysız gökyüzüne bakarlarken.
"Yüreğine, acı korkusunun, acının kendisinden de kötü bir şey olduğunu söyle. Düşlerinin peşinde olduğu sürece hiçbir yürek kesinlikle acı çekmez. Çünkü araştırmanın her anı Tanrı ve sonsuzlukla karşılaşma anıdır."
Kendine Bir İyilik Yap...
Arada bir hayatında değişiklik yap; meselâ gökyüzüne bak hiç yoktan.
Sırf yağmurda ıslanmak için uzun yürüyüşler düzenle yalnız başına.
Otlarla, böceklerle konuşmayı dene;
soru sor onlara, anlamış gibi yap cevaplarını, hatta gülümse hafiften... :)
Şehrin gürültüsünden, kalabalığından kaç.
Uzaklara git; bolca gökyüzü, papatya ve alabildiğince manzarası olan...
Bir de teheccüd vakitleri kat bu değişikliklere.
Meselâ gecenin üçte birinden sonra uyan.
Kimseler görmüyor, duymuyor, bilmiyor seni. Abdest al en sağlamından.
Çok değil iki rekât namaz kıl.
Selam verdikten sonra hiç kalkma seccâdenden, otur öylece.
Yavaşça ellerini kaldır yukarı ve duyabileceğin bir sesle seslen;
"Ben geldim Rabbim, hani şu Kulluğunun abdesti bozulan..." :'(
İşte değişik bir şeyler yap; çağın alabildiğince bozulmuşluğuna inat.
Hiç tanımadığın Ümmete, kardeşlerine "bizi" diye duâ et bir de... :)
Kendine bir iyilik yap; yüreğin sana geri gelsin...
Mehmet Deveci