Hayatımızın dizginlerini ele almak, yapmadığımız şeyler için bahaneler üretip duran pasif katılımcı yerine hayatımızın aktif bir öznesi olmamızı gerektiriyor. Gereksiz yere, bile isteye ertelemeyi bırakmayı öğrendiğimiz andan itibaren, hayatı da dolu dolu yaşamaya başlayacağız.
Bizi harekete geçmekten alıkoyan bu gönülsüzlüğün, ayak direme halinin ustesinden gelecek stratejileri bilinçli bir şekilde kullanmak çok önemli, çünkü savsaklama pek çok insanda kişiliğinin ayrılmaz parçası haline gelmiş bir alışkanlık.
Kiminle karşılaşırsan karşılaş kendine " Bu adam iyi ve kötü hakkında ne gibi düşüncelere sahiptir?" diye sor. Çünkü haz, acı ve bunların kaynakları hakkında, iyi ve kötü itibar hakkında, ölüm ve yaşam hakkında öyle ya da böyle bir fikre sahipse yaptığı hiçbir şey bana şaşırtıcı gelmez; böyle davranmak zorunda olduğunu animsarim.