Maximus'tan kendime hakim olmayı ve hiçbir şeye göre sekillenmemeyi; hem bütün zor durumlarda hem de hastalıklarda iyi kalpliligi; hem teskin edici hem de ağırbaşlı, ılımlı bir mizaca sahip olmayı; yorulmak nedir bilmeden gorevlerimin üstesinden gelmeyi; söylediğim sözleri düşünerek söylediğim, yaptığım islerinde kötü yapmadigim konusunda herkesin güvenini kazanmayı öğrendim. Hiçbir şeye sasirmamayi ve hiçbir şeyden etkilenmemeyi; asla aceleci, üşengeç, şaşkın, kederli, durup dururken sırıtan ya da tam tersine sinirlenen, etrafına kuşku dolu bakislar atan birisi olmamayı öğrendim. Yardımseverliği, hoşgörülü olmayı ve yoldan cikarilamayan biri izlenimi vermeyi; günün birinde herhangi birinin herhangi birine tepeden baktığımı düşünmemesini ve herhangi birinin de kendisini benden daha üstün sanmamasini sağlamayı; hoş vakit geçirmeyi belli bir sınır içinde tutmayı öğrendim.