Hem de onlar ilk gördüklerini eskiden beri tanıyormuş gibidirler, aralarında kandan fazla akrabalık vardır; acının ve korkunun birleştiği müşterek bir manevî aileye mensup olduklarını hissederler, emindirler ki insanlar arasında sabretmesini, beklemesini onlar kadar bilen yoktur.
Nihanî mahlası ile şiirler yazdığı yıllarda hâreli gözleri ile Nigâr çıkagelmişti. Karısı. Bu kadar güzel bir kız ile evlenebileceğini tahayyül edemezdi. Ona yazdığı şiirleri bir defterde toplamıştı. Adını bile koymuştu: Nigâristan.
"Zavallı köylü çocuğu! Sen, iki üvey ananın yavrususun. Biri demin seni döven anandır. Öbürü de seni doğduğundan beri her gün döven yurdundur. Ikisinin arasında böyle kavrulup gitmişsin."