Meşruluk ilkesi üç şeye dayanır.Birincisi, otoriteye riayet etmesi istenen insanlar,söz sahibi olduklarını-düşündüklerini söyledikleri takdirde seslerinin duyulacagini-hissetmelidir.İkincisi, yasalar öngörülebilir olmalıdır.Yarinki kuralların bugünkü kurallarla kabaca aynı olacağına dair makul bir beklenti olmalıdır.Ve üçüncüsü yönetim adil olmalıdır.Bir gruba diğerinden farklı davranmaz.
Prestij ve seçkinlik hakkında düşünmekle çok zaman harcıyoruz.O tür maddi avantajların seçeneklerimizi nasıl sınırladığı üzerinde ise yeterince düşünmüyoruz.
Kabullenmesi zor gelebilir ama insanlar bir sanat eserini yalnız kendileri için sevmezler,bir topluluğa ait olduğunu hissetme ihtiyaçlarının da bunda rolü vardır.Taklit ederek başkalarına,yani başka taklitçilere yakınlaşırız.Bu da bizi yalnızlıktan uzaklaştırır.