“Bazen paylaştığım iletileri anında beğeniyorsunuz ya… İşte o an fark ediyorum ki çoğunuz okumadan geçiyorsunuz. Belki yoğunluktandır, belki de alışkanlık… Ama bilmenizi isterim ki ben yazarken düşünüyor, kelimeleri seçiyor, hislerimi koyuyorum. Sadece bir beğeni değil, gerçekten okunup anlaşılmak istiyorum. Çünkü paylaştığım her şeyin bir anlamı, bir duygusu var. Anında gelen beğeniler güzel ama bazen ‘acaba gerçekten okudular mı, yoksa sadece beğenip mi geçtiler?’ diye düşünmeden edemiyorum. Belki bir gün yazdıklarımı gerçekten okur ve hissedersiniz diye paylaşmaya devam ediyorum. Çünkü bazen beğeni değil, anlaşılmak daha çok değer verir insana.”
Biz paylaştıklarımızdan paylaştığımız noktada almamız gerekeni alıyoruz. Bunları okuyanların da alması için vesile olmaya çalışıyoruz.
Bunlarla kendilerine bir şey katmaları, okumadan begenmelerinden daha değerli ama bunun ayırdında değiller.
Çok haklısınız. Peki sizce okuyucular neden bu derinliğin ve değer katmanın ayrımında değiller? Belki de bu kadar çok içeriğin olduğu bir ortamda, insanlar kolay tüketilebilene odaklanmaya başladı.
Volkan gibi sert olsan patlasan içine
Rüzgar gibi savursan fırlatsan da yere
Kabus gibi rüyaysan uyansan neyine
Topraktaki harcanan kurtsun hep gözümde!
'Hayko Cepkin'