Nilsu Pazaroğulları

Nilsu Pazaroğulları
@Nilvesu_
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Gaziantep Üniversitesi
Adana
Çankaya, 28 Haziran 1993
23 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
“ Umutsuzca aptal ve duyarsız olduğuna karar verdiğim kara kuru, sessiz ve gururlu bir çocuğun öğretmeni çileden çıkaran direnişinin nedenini çözemediğimde, çocuğun gözlerinden yaşlar akarken, öğretmenle öğrenciye aynı anda hak vermekten yorulurdum. (…) Okula alışıp çocuksu bir kardeşlikle teneffüslerde koşturup oynarken mutlulukla unuttuğum ve ruhumun da reddettiği bu gizli çizgi, öğretmen kürsüdeki yerine bir iktidar anıtı gibi yerleşince birden ortaya çıkıverirdi ve ben de bu dayak ve aşağılanma anlarında basit ama güçlü bir merakla bazılarının neden daha tembel, onursuz, iradesiz, duyarsız, kafasız ya da işte “öyle” olabildiklerini kendime sorardım. Hayatın karanlığına ve sınıf arkadaşlarımın ruhuna açılan bu soruya ne kötülerin hepsinin çarpık ağızlı çizildiği romanlar ne çocuksu sezgilerim cevap verir, ben de soruyu unuturdum. Okul denen yerin aslında hayatın temel sorularını cevaplamadığını, yalnızca hayatın gerçeği olarak benimsememize yardım ettiğini çıkarmıştım. Bu yüzden parmağımı kaldırıp kendimi çizginin daha rahat ve huzurlu tarafına atmaya lise yıllarına kadar özen gösterdim. “
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Uyuyamıyor musunuz?
“Yatağınıza girdiniz. Tanıdığınız eşyalar arasında kendi kokunuz ve anılarınızla dolu çarşaflar, battaniyeler arasına yerleştiniz, başınız yastığın tanıdık yumuşaklığını buldu. Yana döndünüz, bacaklarınızı karnınıza çekerken boynunuzu biraz öne eğdiniz, yastığın serin yüzü yanağınızı serinletti: birazdan uyuyacak, karanlığın içinde hepsini, hepsini unutacaksınız. Hepsini unutacaksınız: Sizden üstün olanların acımasız gücünü, söylenmiş o düşüncesizce sözleri, budalalıkları, yetiştiremediğiniz işleri, anlayışsızlığı, ihaneti, haksızlığı, aldırışsızlığı, sizi suçlayanları, parasızlığınızı, hızla geçen zamanı, kavuşamadıklarınızı, yalnızlığınızı, utancınızı, yenilgilerinizi, acıklı halinizi, felaketleri hepsini birazdan unutacaksınız. Unutacağınız için memnunsunuz. Bekliyorsunuz. Sizinle birlikte çevrenizdeki eşyalar, karanlığın içindeki o alalade ve tanıdık dolaplar, çekmeceler, kaloriferler, masalar, sehpalar, sandalyeler, kapalı perdeler, çıkarıp attığınız elbiseler, sigara paketiniz, kibritle el çantanız, saatiniz; onlar da bekliyorlar. (….) Renkler biçimler birbirlerini sessizce tekrarlayarak, bir kaybolup yine ortaya çıkarak, yavaş yavaş değişerek, unutulmuş ve hiç olmamış bazı sahneleri, bazı anıları gösteriyorlar size; aklınızın içindeki renkleri seyrediyorsunuz. Ama uyuyamıyorsunuz da. (…..) O zaman benim gibi yapın: Yedi yüzyıl önce Bizans’tan Moğol Hakanı Hülagü’ye gelin olarak yollanan Prenses Mariya Palaeologina’yı düşünün. “
Sayfa 35 - YKY·Kitabı okudu
Roman
“Josef! Sen değişmişsin, hep çok doğru kavrayabilme yeteneğin vardı, bu yeteneğin şimdi mi seni yarı yolda bırakıyor? Davayı yitirmek mi istiyorsun? Bunun ne demek olduğunu biliyor musun? Bu, listeden silineceksin demek. Akrabalarının tamamı da seninle birlikte sürüklenecek ya da en azından fişlenerek sonsuz aşağılanacak. Kendini topla, Josef. Senin umursamazlığın karşısında aklımı kaçıracağım. İnsan sana bakınca neredeyse -böyle bir davası olan onu baştan yitirmiştir.- diyen atasözüne inanası geliyor. “
Sayfa 90 - Alter·Kitabı okudu
…“Tabi burada seçtiğimiz şeylerin “iyi” olması en önemli meseledir. Şu anda yaşadığımız çağ biraz da tercihler çağıdır. Seçtiğiniz kitapların, müziklerin, filmlerin iyi olması sizin gerçeklik ile olan ilişkinizi de belirler. “
Sayfa 53 - Destek ve Felsefe·Kitabı okudu
Alıntı
-“İstisna, kuralı sınar” ya da başka deyişle söylersek “İstisna, kuralın yanlış olduğunu kanıtlar.” Bu bilimin ilkesidir. Herhangi bir kuralda istisna varsa ve bu gözlemle kanıtlanırsa, o kural yanlıştır. -
Sayfa 15·Kitabı okudu