Nilsu Pazaroğulları

Nilsu Pazaroğulları
@Nilvesu_
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Gaziantep Üniversitesi
Adana
Çankaya, 28 Haziran 1993
23 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı

Nilsu Pazaroğulları

, bir kitap okudu
Puan vermedi·344 syf.·
2025 5. kitabı
Chris Cleave
7.9/10 · 6,1bin okunma
Reklam

Nilsu Pazaroğulları

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.·
2025 4. kitabı
Orhan Pamuk
7.3/10 · 1.839 okunma
“ Umutsuzca aptal ve duyarsız olduğuna karar verdiğim kara kuru, sessiz ve gururlu bir çocuğun öğretmeni çileden çıkaran direnişinin nedenini çözemediğimde, çocuğun gözlerinden yaşlar akarken, öğretmenle öğrenciye aynı anda hak vermekten yorulurdum. (…) Okula alışıp çocuksu bir kardeşlikle teneffüslerde koşturup oynarken mutlulukla unuttuğum ve ruhumun da reddettiği bu gizli çizgi, öğretmen kürsüdeki yerine bir iktidar anıtı gibi yerleşince birden ortaya çıkıverirdi ve ben de bu dayak ve aşağılanma anlarında basit ama güçlü bir merakla bazılarının neden daha tembel, onursuz, iradesiz, duyarsız, kafasız ya da işte “öyle” olabildiklerini kendime sorardım. Hayatın karanlığına ve sınıf arkadaşlarımın ruhuna açılan bu soruya ne kötülerin hepsinin çarpık ağızlı çizildiği romanlar ne çocuksu sezgilerim cevap verir, ben de soruyu unuturdum. Okul denen yerin aslında hayatın temel sorularını cevaplamadığını, yalnızca hayatın gerçeği olarak benimsememize yardım ettiğini çıkarmıştım. Bu yüzden parmağımı kaldırıp kendimi çizginin daha rahat ve huzurlu tarafına atmaya lise yıllarına kadar özen gösterdim. “
Uyuyamıyor musunuz?
“Yatağınıza girdiniz. Tanıdığınız eşyalar arasında kendi kokunuz ve anılarınızla dolu çarşaflar, battaniyeler arasına yerleştiniz, başınız yastığın tanıdık yumuşaklığını buldu. Yana döndünüz, bacaklarınızı karnınıza çekerken boynunuzu biraz öne eğdiniz, yastığın serin yüzü yanağınızı serinletti: birazdan uyuyacak, karanlığın içinde hepsini, hepsini unutacaksınız. Hepsini unutacaksınız: Sizden üstün olanların acımasız gücünü, söylenmiş o düşüncesizce sözleri, budalalıkları, yetiştiremediğiniz işleri, anlayışsızlığı, ihaneti, haksızlığı, aldırışsızlığı, sizi suçlayanları, parasızlığınızı, hızla geçen zamanı, kavuşamadıklarınızı, yalnızlığınızı, utancınızı, yenilgilerinizi, acıklı halinizi, felaketleri hepsini birazdan unutacaksınız. Unutacağınız için memnunsunuz. Bekliyorsunuz. Sizinle birlikte çevrenizdeki eşyalar, karanlığın içindeki o alalade ve tanıdık dolaplar, çekmeceler, kaloriferler, masalar, sehpalar, sandalyeler, kapalı perdeler, çıkarıp attığınız elbiseler, sigara paketiniz, kibritle el çantanız, saatiniz; onlar da bekliyorlar. (….) Renkler biçimler birbirlerini sessizce tekrarlayarak, bir kaybolup yine ortaya çıkarak, yavaş yavaş değişerek, unutulmuş ve hiç olmamış bazı sahneleri, bazı anıları gösteriyorlar size; aklınızın içindeki renkleri seyrediyorsunuz. Ama uyuyamıyorsunuz da. (…..) O zaman benim gibi yapın: Yedi yüzyıl önce Bizans’tan Moğol Hakanı Hülagü’ye gelin olarak yollanan Prenses Mariya Palaeologina’yı düşünün. “
Sayfa 35 - YKY·Kitabı okudu
Roman
Ceyhan’daki Kırım Türkleri Notları-Abdülkadir KAÇAR
-Bargan cerge balayık; bereketini alayık ( Gittiğimiz yerde ne var ne yok hepsini tüketelim, bereketini kaçıralım. ) -Mışık külgende kül ( Kedi ne zaman gülerse o zaman gül :D ) -Sen köbete men cantık, senin menden nen artık (Köbete ve cantık Tatarların milli yemekleridir, iki kişi farklı görünseler de aynıdırlar.) -Kara kazanım, karip başım (Bana kimseden fayda yok, gene ne varsa kendimde olan yeter.) -Taz üstüne şıban (Dert üstüne dert) -Badırayıp kaaan ( Yüzü ve gözleri pörtlemiş) -Aklı eksiğin zevki artık bolur ( Akılsız insan her şeyden zevk alır.) -Bostan baylık bir aylık ( Yalan dünya kimseye kalmaz, yaşam da karpuz mevsimi gibi gelip geçer.)
Tarih-Araştırma
Reklam