Nitelikli okur

Aylak Adam
Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2022 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2022 13:12
Aylak adam kitabı topluma yabancılaşan , yalnızlaşan bir adamın hikayesini anlatmaktadır. Tarihsel süreç boyunca gerçekleşen sanayi devriminin birçok olumlu ve olumsuz yönü vardır. Olumsuz yanlarından biri de şüphesiz aylaklıktır. Tarım toplumunda yaşayan, attığı tohumun ürün vermesinden başka derdi olmayan insanoğlu sanayi devrimiyle birlikte yepyeni bir sıkıntıyla baş başa kalmıştır. Bu sıkıntı çılgın kalabalıklar içerisinde var olma mücadelesi ve yalnızlıktır. Türk edebiyatında aylak tipinin kırılma noktası olarak Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam romanı gösterilir. Aylak Adam ile birlikte aylak tipi de değişmiş, özellikle Tanzimat döneminde hedef tahtasına yerleştirilen “yanlış Batılılaşmış kentli tipi” olan aylak insan karakteri, artık kendisine cephe alınmayan; aylaklığı tam anlamıyla bilinçli bir eylem alanına döken bir karakter hâline gelmiştir. Bu bilinçlilik hâli de aylak tipinin konumlandığı yeri büyük ölçüde değiştirir. Aylak adam kitabı "C." isimli baş karakterin hayatından bir yıllık bir kesit anlatılır. Bir yıllık süreci dört bölümde mevsim isimleri ile anlatmıştır. Yazar yalnızca birinci tekil kişi ile değil, üçüncü tekil kişi anlatımıyla da metne çoksesli bir anlatım katar. Zaman zaman tanrı bakış açısı da kullanarak romana tam hakimiyet sağlamıştır. Bunu yapmasının amacı romanın kahramanı olan C.’nin “yanlış” bir tip olmadığının üzerinde durarak Tanzimat romanlarındaki muadil örneklerine göre farklılık arz eder. Öte yandan romanda bilinç akışı, monolog, mektup, günlük, flaşbek gibi teknikler de kullanan Atılgan, Aylak Adam’ı önemli bir postmodern roman biçimine sokar.Roman boyunca isminin sadece baş harfini bildiğimiz C. bir arayış içerisindedir. Onu bu arayışa iten tabii ki sadece ruhsal durumu değil, aynı zamanda içerisinde bulunduğu
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Beyaz Geceler
Puan vermedi·218 syf.··
Beğendi
·
2022 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2022 21:50
Yalnızca 19. yüzyıl Rus edebiyatının değil, dünya edebiyatının en büyük yazarlarından Dostoyevski'nin 27 yaşında yazdığı Beyaz Geceler, gazetede yayınlanmak üzere tasarlayarak kaleme aldığı, saf, sade, sevecen, sıcacık ve fazlasıyla melodramatik bir uzun öyküsüdür. Öykünün konusu, Dostoyevski’nin hayalperest diye tanımladığı ve kendisine bir isim vermeyi dahi fazla bulduğu 26 yaşındaki sefil bir adam ile 17 yaşında güzel, cahil ve fakat her zaman olduğunun aksine, -cehaleti ve güzelliğine rağmen- merhametli Nastenka arasında geçen ve 4 beyaz gece içerisinde doğup gelişen ve neticeye bağlanan acı bir aşk hikâyesidir. Dostoyevski'nin diğer realist ve karamsar eserlerine göre oldukça farklı olan hikâye, romantik unsurlar barındırır ve coşkulu bir ruh halini yansıtır.Yazarın "hayalperest" tanımlaması ilginçtir. "Hayalperest" sıfatı kitapta aşkını, duygularını, hayatını hayallerinde yaşayan; toplumun dışına itilmiş insanlara yakıştırılmıştır. Kitapta aşkın insanlar için ne kadar önemli olduğu, hayattan ve insanlardan tamamen kopmuş birini bile tekrardan canlandırdığı, aşık olunan kişiden kolay kolay vazgeçilemeyeceği, sevilen kişi sevene ne kadar acı çektirirse çektirsin ona karşı bir kin güdülemeyeceği anlatılır. Orhan PAMUK, İletişim yayınlarından çıkan nüshası için yazdığı önsöze “yirmi yaşlarında hangi yalnız ve mutsuz erkek yıldızlı bir bahar gecesi şehrin sokaklarında yürürken bir köprübaşında gözyaşları döken bir genç kızı hayal etmez!” diye başlıyor. Fakat hikâyenin hazin sonunu gördükten sonra bu düşüncenin ne denli yersiz olduğu –en azından bu topraklar için- çıkıyor ortaya. Dostoyevski kim bilir hangi mazoşist duygularla, 27 yaşındaki karmaşık ruhundan bir kahraman yaratmış ve tüm acımasızlığı ile yaklaşık 100 sayfa boyunca bu kahramana eziyet etmiştir.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,3bin okunma
Olağanüstü Bir Gece
7/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2022 9. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2022 23:32
Her şeye yabancılaşan; dış dünyaya, sevdiklerine hatta kendine yabancılaşan , hissizlik evreninde kaybolmuş birinin hikayesi. Bu adam günün birinde yaşadığı çevre ve kimliğine yakışmayacak bir kötülük yapar. Bir kez kendi içindeki insanı bulmuş olan kişinin yeryüzünde kaybedecek hiçbir şeyi yoktur. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar. Olağanüstü bir gece henüz kendini bulamamış, rahat, kaygısız, kendi kabuğuna çekilmiş bir burjuvanın tüm yaşamı etkileyen olağanüstü bir gecesi anlatılmaktadır. Kitaba gelecek olursak: Baş kahramanımız sıkıcı hayatına renk katmak için bir gece at yarışına gider. Yarışı seyrederken bir çift dikkatini çekiyor özellikle de kadın, aralarındaki bakışmalar başlayıp git gide bir rekabete dönüşüyor. Derken kadının eşi biletleri düşürüyor kahramanımız içindeki kötülük dürtüsüyle bir bileti ayağı ile basarak saklıyor. Ne tesadüftür ki yarışı kazanan bilet ayağıyla sakladığı biletir . Bundan kurtulmak amacıyla kaybedileceği düşünülen bir yarışa yatırıyor fakat işler istediği gitmeyip yarış kazanılıyor. Kazandığı parayı dağıtarak yüreğini hafifletmiştir. Kahramanımızın işlediği suçtan sonra "hissetmeye" başladığını, kötücül ve ateşli hazları olan gerçek bir insan olduğunu fark eder. İçindeki haz dolu esrime, aynı günün akşamında onu gece âleminin son atıklarının arasına, "hayatın en dibindeki lağımlara" sürükleyecek, varış noktası ise ruhani bir uyanış olacaktır.
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,9bin okunma
GENÇ WERTHER'İN ACILARI
9/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2022 09:14
*Spoiler içerir* Alman edebiyatının öncülerinden olan Goethe Genç Werther'in Acıları'nı kaleme aldığında henüz 25 yaşındadır. Her roman belirli bir okuyucu kitlesine ulaşırken, bu romanı ilginç yapan şey, kısa sürede büyük kitleler tarafından okunmuş olmasıdır.Dönemin Almanya’sı için tarihe düşülecek bir not niteliğinde olan kitap gençlerin intiharlarına sebebiyet vermiştir. Hüzünlüdür, melankoliktir ve insanı o derin azabın içine çeker satırlarında, bu ressam olmasının da etkisi ile yaptığı betimlemelerle okuyan herkesi kendi bataklığına, acısına sürüklemiştir. O dönemde kitap çok beğenilir. İnsanlar Werther’in acılarıyla kendi acılarını öyle bütünleştirir ve aşk denilen duygunun Werther’in hissettiği gibi olması gerektiğine öyle inanır ki, o dönem bu satırları okuyan gençler tıpkı Werther gibi birer birer intihar etmeye başlamıştır. Ayrıca yayımlandığı alman topluma bir başka etkisi kitaptaki ana karakter olan ”Werther gibi giyinme ” modası başlamıştı. Ortalığı mavi ceket ve sarı pantolon giyen gençler sarmıştır. Alman edebiyatının öncüsü olan Goethe bu kitabı ile ünlü olmasına karşın zamanla kitabından nefret etmiştir nedeni insanların ölümüne yol açmasıdır. Kitaba gelecek olursak: Kitap Genç Werther’in arkadaşı Wilhelm’e yazdığı mektuplardan oluşuyor.Werther adındaki genç bir hukuk stajyeri, Lotte isimli bir kadına aşık olur. Bu aşk ıstırap ve acı doludur aynı zamanla imkansızlıklarla ve engellerle sarmalanmıştır. Çünkü Lotte nişanlı bir kadındır ve toplumsal kurallar Werther ile Lotte'nin birleşmesine imkan tanımaz. Lotte, nişanlısı Albert ile evlenir. Werther ise bir aile dostu olarak yer alır yanlarında. Aşk ve dostluk arasındaki sınır çizgisinde gidip gelen duygular Lotte'yi ürkütür. Sınırı geçmekten korkan Lotte, genç adama bir daha görüşmemeleri
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,2bin okunma
İÇİMİZDEKİ ŞEYTAN...
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2022 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2022 18:43
Sabahattin Ali.. Her kitabını okuduğumda keşke arkadaşım, ağabeyim olsaydın dediğim; yazdıklarını okurken sanki o insanları parmağıyla işaret ederek onların bakışlarından duruşlarıdan nasıl olduklarını tarif eden büyük üstat... Kitaba gelecek olursak; Ömer: ateş gibi zekası ve keskin görüş kabiliyetinin yanında her ne kadar hür bir adam olduğunu zannetse de kendi içinde çocuk kalan ve hayatın meşakkatli devirdaiminde muhtaç kalmaktan kendini alıkoyamayan kişi ama macideyi bi o kadar seven belki de yeryüzünde yegane dürüstçe konuştuğu insan olarak gören genç... Macide: Hayatta çok az insanın sahip olabildiği, kendi gibi olan.. hiç bir yerde kendini istemediği davranışa mecbur hissetmeyen.. belki dışardan soğuk ama içinden şefkatli, düşünceli haliyle sıcacık olan.. okurken hayran kalacağınız kişi.. Ve Bedri: İnsanların sahteliklerine ve olmadıkları gibi davranmalarına tahammülü olmayan birine bakınca o birini şeffaf bir perdeyi kaldırır gibi görebilen.. Ömer'e dostluğu, Macide ye merhameti ile kendini bize sevdiren.. her hareketinden olgun ve adamakıllı biri olduğu görünen adam.. İçimizdeki şeytanın ne olduğuna gelince: İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum; müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratima tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... Türk edebiyatında en sevdiğim yazarlardan biri olan Sabahattin Ali'nin bu romanı toplumsal gündemin kişilikler üzerindeki baskısını ve güçsüz insanın 'kapana
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209,1bin okunma