Oblomov , oblomovluk, oblomovka.
Ştols, Zahar, Olga.
Baştan sona her cümlesiyle okumaya değer müthiş bir eser. Her düşünceyi algılayıp, tüm karakterleriyle tanışmanız gereken bir başyapıt. -En azından bence.- Oblomov'u anlatmak gerekirse değerli fikirlere sahip, iç dünyası geniş, fazla hisli bir karakter. Fakat Oblomov miskin biri. Hayatı sadece izlemek isteyen yaşamayı yorucu bulan bir insan da denilebilir. Bu durum okuyucuyu da bazen yoruyor tabi. Oblomov yaşama katılmak için neler yapabileceğini sürekli tasarlar fakat ilk adımı asla atamaz. Oblomov için; " İleri atılmak, hırkasını yalnız
omuzlarından değil, zihninden ve ruhundan atmak, tozları ve örümcek ağlarını yalnız duvarlardan değil, gözlerinden de silmek, dünyayı yeniden
görmek demekti. " Bazen hafif bir yaşama tutunma görülse de malesef bu güçsüz tutum Ovlomov'u hayata döndürmek için yeterli gelmez. Oblomov Oblomovlukla yaşamaya devam eder.
Hepimizin içinde aslında bir Oblomovluk anlayışı yaşıyor ve bu Oblomovluk' tan kurtulmak için gayret ve umutla hayallerimizin peşinden gitmeliyiz.