M.

M.
@NocturneNo2
Öğretmen
Yüksek Lisans
İstanbul
35 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2020 23:31
Marx-Engels öğretilerini ve sosyalizmi benimsediğim halde benim gibi düşünenlerin de çoğunluğunun kabul edeceği gibi "Ele geçen büyük fırsat değerlendirilemedi." Teoride hayran kalınası manifestolar reelde maalesef dibe çakıldı.Bu kimilerini sonsuz bir umutsuzluğa düşmeye,kimilerini ise yıkılmış hayale bağlanmaya sevk etti. Sunuşta da belirtildiği üzere George Orwell'e kendisi de sosyalist olarak görmesine karşın Stalin'in ve kurmaylarına yönelttiği "Devrimi amacından saptırma" temalı politik taşlamasını,İspanya iç savaşında Faşişt Franco ile savaşan insanların "yoldaşlarının ihanetine uğraması" sebebiyle ayrı bir nefretle oluşturmuş.Nitekim SSCB içinde işçi ve köylü sınıfı penceresinde de işler başladığı gibi gitmemiştir.Eleştirilerin odağını"Sosyalizm içinde kapitalist düzen kurmak." görüşü oluşturmuştur.Diğer taraftan Sovyetlerin bu denli afallamasını iki savaş arasında zorlu şartlar ve küresel ekonomik buhrana bağlamamakta haksızlık olur diye düşünüyorum.Özellikle 2.dünya savaşında SSCB kaybı gerek ekonomik gerek insan gücü açısından listenin başında yer almaktadır.Bununla beraber neredeyse tüm emperyalist güçlerinde kara propagandalarına maruz kalmıştır. 2.Dünya savaşı'ın kaderinin Sovyet halkı ve Stalin'in sağlam iradesiyle değiştiğini de unutmamak gerekir. Hayvan Çifliğine değinirsek kitapta Orwell hayvanlardan üzerinden reel kişilere(özellikle Josef Stalin),topluma,dine hatta basına mükemmel bir çağrışım yapmış.(Okumadan önce Ekim devrimi ve Troçki'ye bir göz atmanızı öneririm).Stalin ve Troçki'nin çekişmesi de kitapta yoğun şekilde yer almış.Hemen hemen tüm hayvanın temsil ettiği bir kişi yahut bir kurum var.Sosyalizmi bir kenara bırakıp günümüzde kendi ülkemizde de bolca karşılaştığımız durumları da göreceksiniz kitapta.Din sömürüsü,rant,menfaate göre bir
Edebiyat
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,2bin okunma
Reklam
Bitti.
10/10
·1025 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2020 00:53
Ama bir çok şey yeni başladı,kitabı okuyanlar anlayacaklar ki "İlyuşa'yı unutmamak hayatımızda bir çok şeyi değiştirmek ve başlatmak demektir." Öncelikle Dostoyevski nin hayatındaki dönüm noktalarını,yaşam yolculuğunu biraz olsun bilmek kitabı okurken size küçük küçük sürprizler sunacaktır.Örneğin sara nöbetlerini,maddi ve manevi iniş çıkışları,sürgün yıllarını,idam mahkumlarının dar ağacına giderken hissettikleri duyguları,zihinsel yoğunluklarını vb tüm gerçekliğiyle aralara serpiştirmiş.Ayrıca yazar üç ana karaktere kendi ilk gençliğinden,son yıllarına kadar ki inanç değişimlerini,sorgulamalarını ayrı ayrı olarak yerleştirmiş. Nitekim yaşanmışlıktan ilham alınıp yazılanların ağırlığı hayal gücünün çok ötesindedir diye düşünüyorum.Dmitri,İvan ve Alyoşa'nın karakterlerinin ve düşüncelerinin içine Dostoyevski'nin hayatına dair dönemsel benzetmeler yapılabilir.Ayrıca yine psikolojik analizler ve aykırı bireysel fikirlerin toplum geneli arasında ki kabul düzeyi üzerinde durulmuş. Dostoyevski'yi daha önce okuyanlar bilirler ki toplum ve inanç temasını yoğun olarak ele alır.Bunda 19.yy Rusya'sında toplumun ahlak yapısında açıkça görülen bozulmaların,Avrupa'da kendini iyice belli etmeye başlayan bilim ve din tartışmalarının Rus toplumu üzerindeki etkisi ve Dostoyevski'nin inanç felsefesinin büyük rolü olduğu aşikar. Karamazov Kardeşler'de yazar bu temanın en derinine inmiş desem yanlış olmaz.Özellikle "Büyük Engizisyoncu" bölümü,okuyucuyu konuya bambaşka pencerelerden bakmaya sevk ediyor.Parça parça cümlelerin altını çizmek yerine direkt olarak başlığı işaretlerken buluyorsunuz kendinizi. Kahramanlardan ve olay örgüsünden derinlemesine söz etmeyi yersiz buluyorum,söz etsem de yetersiz kalacaktır.Nitekim hepsiyle tanıştığınıza ayrı ayrı memnun olacaksınız fakat ayrı bir
Edebiyat
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,2bin okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2018 34. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2018 00:57
Hüzün dolu bir öyküdür bu doğanın en derin güzelliğinden gelen.İnsan ele alınmış bu güzel kitapta.Acımasızlığıyla,acısıyla, güzelliğiyle ve çirkinligiyle anlatmış insanı ve doğayı Hasan Ali Toptaş. Nasıl bittiğini anlamadım,aslında anlamakta istemedim.Anlamaya çalışacak,anlayacak onca şey sığdırmış ki Toptaş satırlara,sayfalara bakmak için bile zaman ayırmak mümkün değil.Aslında "hayat biraz ironidir, çokça da trajedidir." felsefesiyle baktığımda elimde ki kitabın, satırları çizdiğim kalemin bir Gürgen ağacı olabileceğini düşünüp düşünüp durdum. Doğa katliamlarının fütursuzca yapıldığı geçmişte ve günümüzde aslında geleceğimizi nasıl kuruttuğumuzu,nasıl kendi elimizle nefessiz kaldığımızı her sayfada yüzüme inen bir tokat gibi hissettim.Fakat bundan da yakınmıyor doğa.Doğa onu acımasızlıklarımıza katınca,ortak edince yakarıyor asıl.Sadece bu mu ? İnsanın elleri sadece doğaya mi düşman ? Hayır,insan aslında sadece kendine düşmandır.Doğaya düşman olmak kendine,geleceğine düşman olmaktır.İnsan hem en iyidir,hem en kötüdür.En sade,en akıcı şekilde aktarmış Hasan Ali Toptaş tüm bunları.Yalnızca doğa farkındalığını değil, toplum çaresizliği,yoksulluk,savaşın getirdiği acılar,çıkmazlar da ele alınmış. Bir tarafta en mis kokulu çiçekler,börtüler böcekler diğer tarafta insan eliyle boğulmuş kasabalar,şehirler.Baltalarla yokedilişlerin içinde duyulmayan çığlıklar.Aslında kabulleniş vardır doğada,insana boyun eğiş ama diyor ki gürgen "Beni güzel işlerde yaşat,bir gitarda,bir çocuk oyuncağında.En azından buna layık gör beni.Bırak kabzaları,dipçikleri." Okuyun derim.
Edebiyat
Ben Bir Gürgen DalıyımHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 20197,5bin okunma
İnsan Neyle Yaşar?
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2018 33. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2018 22:27
"Seven insan Tanrı'nın,Tanrı'da onun içindedir.Çünkü Tanrı sevgidir." Tolstoy'un okuduğum ilk kitabı ve kalemine hayran olmamak elde değil.İnsanin manevi dünyasına bir sesleniş,bir uyarı olan hikayeler insanı durup düşünmeye sevkediyor. Kitap 6 hikâyeden oluşuyor.Topluma öğüt verici bir nitelikte yazılmış.Bu öğütleri verirken sosyal dayanışma,sevgi, iyilik,kötülük,ahlak ve toplumun olmazsa olmazı din kavramlarını harmanlamış Tolstoy. "İnsan neyle yaşar?" ve "İnsana çok toprak gerekir mi?" gibi iç içe olduğumuz ama üzerinde pek düşünmediğimiz konuları Tolstoy'dan dinlemek isteyenler için güzel bir kitap.
Edebiyat
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234bin okunma
Bir Çöküşün Öyküsü
8/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2018 32. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2018 03:17
Kahramanımız ve gerçekte de yaşamış olan Madam Prie'nin gösterişli,eğlence ve popülerlik içinde geçen saray yaşantısından halk yaşantısına,Paris'ten,küçük bir kasabaya sürülmesiyle başlayan çöküşü, psikolojik buhranı anlatan öykü. Stefan Zweig okuyucuyu Madam Prie'nin odasında herhangi bir nesne,boynuna asılmış bir kolye gibi bu çöküşün tam içinde tutmaktadır.Madam'ın özlem duyduğu para,altın değildir.Nitekim bunu sarayda bulunduğu zamanlarda fazlasıyla elde etmiştir.O abartılmış nezaketin, ardı arkası kesilmeyen övgülerin, yalancı dillerin, kıskanç gözlerin hasretini çekmektedir.Yine genç subaylar, aristokratlar karşısında titremeli, genç kızlar ona imrenerek bakmalı,saray erbabı gözlerinin altında ezilmelidir.Kendini olağanüstü gören olağan yaşama tutunabilir mi? Kitap oldukça kısa ama bunalım içinde geçen bir gece bile hiç olmadığı kadar uzundur.
Edebiyat
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,8bin okunma
Reklam