"Efendim, hayatta bizi rahatsız ettikleri nispet merakımızı da gıdıklayan şeyler vardır ya, onları hayal edin. Yeni ölmüş biri mesela" diye açıklardı bunu Değil efendi.
Jack London hapishanede tecritteki bir mahkumun ağzından yazmış;
"Göz kapaklarımın altına tamamıyla görüntüsünü getirerek satranç tahtaları oluşturdum ve iki taraf adına da mat etmek için uzun oyunlar oynadım."
bu cümleyi okurken acaba STEFAN ZWEIG SATRANÇ ı yazarken bu kitaptan esinlenmiş olabilir mi diye düşündüm:)