“İnsan genel anlamıyla bir gücün harekete geçirdiği bir kitledir. Bu nedenle mekaniğe hükmeden kanunlar insan içinde geçerlidir.” İnsan ilerleyişini kontrol eden enerjinin arttırılabilmesinin üç şekilde mümkün olabileceğini düşünüyordu Tesla. Birincisi, yaşam şartlarının, sağlık koşullarının ve insan genetiğinin iyileştirilmesi; ikincisi, cehalet, delilik ve dinsel köktencilik gibi ilerlemeye ket vuran düşünsel etkilerin ortadan kaldırılması; üçüncüsü, güneş, okyanus, rüzgâr ve gelgit gibi doğal ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmaya başlanması.
Aurelius, başımıza gelenlerin doğal oluşu üzerinde durmakla kalmaz ve suçu bu kez suçludan, suça maruz olana kaydırmaya başlayarak şunları söyler: “Cahil birinin cahillik etmesinde şaşılacak ne var? O cahil insandan, seni üzen yanlış davranışı beklemediğin için suç sendedir. Çünkü onun bu kötülüğü işleyebileceğini anlaman için yeterince araçla donatmıştır seni aklın ve gözlemlerin. Ama bunu unutmuşsundur, bunun için kendine değil de onun bu davranışına şaşıyorsundur. Birini sadakatsizlik ya da vefasızlıkla suçladığında, dikkatini kendine çevir, çünkü suçun sende olduğu açıktır: O karakterde birinin sözünü tutacağına güvendiğin için… Ya da ona iyilik yaparken bunu karşılık beklemeksizin yapmadığın için… Ve ödülü, salt o eylemi yapmakla aldığına inanarak iyilik yapmadığın için… Suçlusundur.”
“O halde gönül evini Hakk’ın rızasına muhalif olan düşüncelerden korumak gerekir. Zira kulun kalbi Hakk’ın hazinesi ve kütüphanesidir. İnsan da bu hazinenin hazinedarıdır. Bayağı düşünceler yani Hakk’ı tefekkür etmenin dışındaki fikirler yankesici ve haramidir. Bunların gönüle girmesine yol vermemek gerekir.”
“Hakk’ın çerağı gönülde yandığında
Yankesicinin ayağı oradan kesilir .”