Tesla'yı tanıtarak başlamayacağım çünkü birçoğumuz onu tanıyoruz ya da en azından hakkında birkaç şey duymuşuzdur: Edison'la olan akım savaşlarını, kaçık bir dahi olmasını, güvercinlere olan takıntısını... Tesla, hayatını öğrendiğimden beri uğradığı haksızlıklara en üzüldüğüm bilim adamlarını başında geliyor. Onun gibi haksızlıklara maruz kalan birçok bilim insanı var özellikle kadın bilimciler ama şimdi o konuya girmeyeceğim. Tesla icatlarının parasal yönünden çok yapım, işlevselliğinden çok düşünce aşamasıyla ilgileniyordu. Ama bunun para kazandırmadığını fark ermesi uzun sürdü zamanla o da diğer çağdaşı bilim adamları gibi ticari icatlar üzerine yoğunlaşsa da diğerleri kadar başarılı olamadı. "İyi bir bilim insanı olduğu kadar berbat bir iş adamıydı. Ürünlerinin çok azını koruyabildi; birçoğunun patentlerini ya kaptırdı ya hiç alamadı ya da aldıysa da devamını getiremedi."
Bu konularda yeterince iyi olmadığı için hiçbir zaman tam olarak hak ettiği değeri göremedi, zaman zaman yıldızı parlasa da çoğu zaman kaçık bir dahi olarak görüldü.
Kitabın sonlarına doğru şu an çoğunluğu gerçekleşen kehanetlerinin olduğu bir röportaja yer veriliyor: Televizyon, akıllı telefon, elektrikle çalışan aletler, kablosuz bağlantı, kadın-erkek eşitliği ve daha birçok şey hakkındaki öngörüleri...
Kitap öncelikle Tesla'nın hayatını, zaman zaman düşüncelerini, röportajlarını içeriyor. Son kısımda ise bu konulardaki gerçekleri açıklıyor. Mesela alternatif akımın (AC) mucidinin Tesla olduğunu düşünsek de ondan önce AC kullanılmaktaydı. Tesla aslında AC'yi Amerika'ya ilk defa tanıtan ve AC'yi geliştiren kişiydi. Ya da floresan lambayı onun icat ettiği söylenir ama floresan lamba ondan daha önce kullanılmaya başlanmıştı. Ya da radyo: Radyonun Tesla tarafından icat edildiği Marconi'nin onun