Nurcan Cansu

Nurcan Cansu
@NurcanCansu_
Bazen büyük hikayeler, küçük hikayelerin bittiği yerde başlar. / Bahar Eriş
Çarkında dönen bir hamster mıyız yoksa?
8/10
·256 syf.·
2025 14. kitabı
Tüketim toplumu hem keyifle okunabilecek hem de rahatsız edecek türden bir inceleme metni. Okurken oldukça zorlandım, dili ve düşünmeye, derinleşmeye iten yönleriyle yorucu bir kitap. (Öyle ki bu kitabı bitirebildiğim için kendime, hani birinci sınıfta okumayı öğrenen çocuklara takılan o muhteşem kurdeleden takma hissi doğurdu.) 1970'de yayınlandığına inanamayacağınız kadar güncel eleştiriler ve değerlendirmelerle dolu. Tüketimin yalnızca ihtiyaçları karşılamakla ilgili olmadığını, nesnelerin “anlam”, “prestij” ve “statü” yaratan simgesel göstergelere dönüştüğünü ve bu gösterge değerleri kendimize atfetmek için tüketime yöneldiğimizi, yönlendirildiğimizi ortaya koyuyor. Günlük hayatımızdaki seçimlerin ne kadarını gerçekten bize ait? Modern dünyada ihtiyaçlarımızı karşılarken yani tüketim eylemini gerçekleştirken kendimizi mi buluyoruz yoksa kendimize kimlik mi kurguluyoruz? Herşey bir manipülasyondan mı ibaret? (yönlendirmeler, reklamcılar vs.) Tükettiğimiz herşeye gerçekten ihtiyacımız var mı? Tüketim toplumunun içinde çarkında dönen bir hamster mıyız yoksa? Tüketimlerimiz konusunda bilinçli olmaya çalışıp, kendimizi sorguladığımız bugünlerde kucağınıza pimi çekilmiş bombayı bırakacak kitaptır. Yani kısaca bu kitabı okuyan da pişman olabilir, okumayan da.
Tüketim ToplumuJean Baudrillard · Ayrıntı Yayınları · 20211,310 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
6/10
·96 syf.·
2025 4. kitabı
Öncelikle bu kitap size felsefe tarihini, herhangi bir felsefe akımını ya da belirli bir filozofun görüşlerini anlatmıyor. Kitabın amacı çeşitli konularla okuyucuyu düşünmeye ve sorgulamaya teşvik etmek. Vaadini kesinlikle yerine getiriyor. Felsefeye ilginiz varsa ve sorgulamayı, kendi düşüncelerinizi oluşturmayı seviyorsanız size hitap edebilir. Etkileşimli okunursa daha verimli olacağını düşünüyorum. Giriş bölümünden bir alıntı : "Zamanımızın çoğunu alan doğru, yanlış, dil, bilgi, sayı, zaman kavramları olmadan yaşamda pek bir ilerleme sağlayamazdık. Oysa felsefe sayesinde bu kavramların kendilerini sorguluyoruz. Amaç dünya ve kendimiz hakkında biraz daha derin bir anlayışa ulaşmak. Şu var ki, bu hiç de kolay bir sey değil. Ne kadar temel kavram sorgulamaya çalışıyorsanız, o kadar az aletle çalışmak zorundasınız demektir. Bir başlangıç noktası ya da varsayım olarak alabileceğiniz fazla bir şey yoktur. Bu yüzden felsefe biraz baş döndürücü, sersemletici bir faaliyettir ve sonuçlarının çok azı uzun süre itiraz edilmeden devam eder. Felsefeyi öğrenmenin en iyi yolunun felsefeye has özgül sorular üzerinde düşünmek olduğuna inandığım için felsefenin genel mahiyeti hakkında fazla bir şey söylemeye çalışmayacağım. "
Felsefe
Her Şey Ne Anlama Geliyor?Thomas Nagel · Say Yayınları · 2019794 okunma
7/10
·55 syf.·
2025 2. kitabı
El Mustafa'nın on iki yılını geçirdiği Orphalese kentinden ayrılmadan hemen önce geride bıraktığı insanlarla vedalaşırken, onların soruları ve El Mustafa'nın yanıtlarıyla ilerleyen bir anlatı. Hayatın içinden sorulara, gönülden yanıtlarla dolu. Öğütleri nasihattan çok, insana kendi gerçeğini buldurmakla, fark ettirmekle ilgili. Bir kaç defa okunabilecek, üzerinden geçilebilecek bir kitap. Ve muhtemelen her okunduğunda farklı yerlerden sizi yakalayacak bir kitap. El Mustafa'nın dediği gibi "Yol da sizsiniz yolcu da." ""Hakikati buldum" değil, "bir hakikat buldum" deyin. "Ruhun yolunu buldum" demeyin. "Kendi yolumda yürürken bir ruhla karşılaştım" deyin. "
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,3bin okunma
7/10
·64 syf.·
2025 3. kitabı
"Tamam, sefalet ortadaydı; peki ya tek başınalık? " Kısa olmasına rağmen uzun sohbetlere sebep olabilecek türden bir öykü. Bir çok açıdan yorumlanması mümkün. Üzerine düşünmek için vakit ayrılırsa oldukça verimli olacağını düşünüyorum. Sisteme karşı pasif direnişte olan Katip Bartleby' nin patronunun verdiği bir göreve " Yapmamayı tercih ederim. " diyerek reddetmesi ile hareketlenen öykü, Bartleby ile patronu arasındaki karmaşık ilişkiyi konu alıyor. Kafka'nın Dava ve Dönüşüm gibi eserlerine benzer kurgulardan hoşlanıyorsanız, bu öykü onların esin kaynağıdır. SPOİLER "İlk hissettiklerim, masumane bir hüzün ve en derinden merhamet duygusu idi; ancak Bartleby'nin kimsesizliği aklımda gitgide büyüdükçe, masumane hüzün yerini korkuya, derin merhamet ise tiksintiye bırakmıștı. Bir noktaya kadar acının düşüncesi ya da görüntüsünün bizdeki en insancıl duygulara dokunduğu; fakat aynı acının bazı özel durumlarda, o insancıl eşik aşıldığı zaman, bizi artık o derece etkilemediği ne kadar doğru ve aynı zamanda da korkunçtur, öyle değil mi? " Zor bir dönemden geçen Bartleby, pasif direnişe geçtiğinde başlarda yardımcı olmaya çalışan patronu, bir noktadan sonra onu kendi haline bırakmıştır. Çünkü birşeye maruz kalma süresi uzadıkça onun normalleşmesi de o kadar hızlanır. İnsan ya bu; alışır, kabullenir. Ofiste duvara bakan camın önünde saatlerce dışarıyı izleyen Bartleby, hayatta fazla birşeye sahip değilken bile çok önemli bir şeye sahipti; reddetme gücüne yani kendi özgürlüğüne. Hapishaneye girdiğinde bunun da elinden alınmasına dayanamayıp hayattan tamamen kopmayı tercih etmiştir. Kitabın son sözüyle nokta koymak gerekirse; Ah, Bartleby! Vah, insanlık!
Kâtip BartlebyHerman Melville · Kırmızı Kedi Yayınları · 202415,5bin okunma
Geçmişini kabullenmek için ümidini yitirmelisin.
6/10
·208 syf.·
2025 1. kitabı
Kitabı bitirebilmek benim adıma biraz zor oldu. Kısa öykülerden oluştuğu için akıcı bir eser, lakin öykülerin çoğunda ilerleyen yaşla beraber gelen ölüm korkuları veya kanser gibi ciddi hastalıklarla mücadele eden insanların açmazları mevcut. Bu açıdan evet, faydalı bir eser. Bazı bölümlerde duraklayıp kendi kayıplarımı da bolca düşünmeme neden oldu. İki terapi öyküsünde Marcus Aurelius'un Düşünceler eserinden oldukça alıntılar mecvut. Bu da sizi kitabı okumaya sevkediyor. Bu açıdan da oldukça güzel ilerliyor. Sanırım ben de yakın zamanda tekrar okuyacağım. Benim için kitabın en yararlı bölümü "Geçmişi Kabullenmek İçin Ümidini Yitirmelisin" oldu. Geçmişle ilgili hesapları kapamanın en yararlı yolu asla değişmeyeceğini kabul etmekten geçiyor zira. Birşeyleri değiştirebilme ümidi, insanı bugününde geçmişine zincirliyor. Ancak değişmeyeceğini kabul edebilirseniz işte tam olarak bu noktada geçmiş, gerçekten geçmişiniz olabilir.
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma