Tâ-der-teleb-i govher-i kânî, kânî
Tâ-der-heves-i lokme-yi nânî, nânî
În-nukte-yi remz eger bedânî, dânî
Her çiz ki der-costen-i ânî, ânî
Madendeki inciyi aradıkça, madensin sen.
Lokma derdine düştükçe, ekmeksin sen.
Bu gizli manayı bilirsen, alimsin sen.
Neyi arıyor, neyin peşinden gidiyorsan, osun sen.
Rubailer
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir de dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Cahit Sıtkı Tarancı
Tıpkı senin gibi ben de katlanıyorum
Karanlığı bitmeden ayrılığa.
Neden ağlıyorsun? Ağlayacağına
elini uzat bana,
Söz ver yeniden geleceğine bir düşte.
Sen ve ben bir acılar dağıyız.
Sen ve ben bir daha. buluşamayacağız bu yeryüzünde.
Ah, yıldızlarla gece yarısı
Ban bir selam gönderebilsen.
Anna Ahmatova