mısra

mısra
@Nymphaea
Umut mu ? Umut her zaman var. Umutsuzluk diye bir şey yok. Deniz Gezmiş
1756 okur puanı
Aralık 2015 tarihinde katıldı
Proust'un aşağıdaki sözleri söylemesinin nedeni de, kendi yaşamımızla okuduğumuz romanlar arasında bu kadar yakın bir ilişki kurulabilmesi olabilir: Okuma süreci içinde her okuyucu aslında kendini okur. Yazarın ürettiği yapıt bir optik araç görevi görür yalnızca. Böylece okuyucu, o kitabı okumadan belki de asla farkına varamayacağı şeyler keşfeder kendi içinde. Okuyucunun, okuduğu kitap sayesinde kendi kendinin bilincine varması, kitabın gerçekliğinin bir kanıtıdır.
Sayfa 28 - İletişim Yayınları
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
tüketimciliğin hayatın her alanına yayıldığı geç kapitalizmin yarattığı en büyük “öteki” ne acaba? Çöpler ve “çöp” addedilen insanlar değil mi? Bir yandan, kapitalist sistemin içsel mantığı gereği, malların çoğu (özellikle de bilgisayar, cep telefonu, mp3 çalar, kamera gibi elektronik eşyalar) sadece birkaç yıl kullanılıp, modası geçecek şekilde tasarlanıp üretiliyor. Bu eşyaları “kullan, at” mantığıyla bir an önce yeni modelleriyle değiştirmeye şartlandırılıyoruz. Bunları çöpe attığımızda, Vietnam’ın bir köyünde Batı’nın yolladığı elektronik çöp dağlarını imha ederken zehirlenen yüzlerce kişiden haberimiz bile olmuyor, olsa da umursamıyoruz. Çöplerimizi yok etmeyi ve dönüştürmeyi, toplumun “çöp” saydığı en yoksul insanlara bırakıyoruz. Başka bir deyişle, yaşadığımız “kast sisteminde” dokunulmayacak şeylerle, dokunulmayacak kişiler (yeterince tüketemedikleri için toplumun “işe yaramaz” olarak damgaladığı insanlar) uğraşıyor.
Sayfa 184 - Yordam Kitap
İnsanların, kişisel özelliklerini sürekli başkalarıyla kıyaslayıp, rekabet ettiği bir durumda, birey hem kendini, hem de başkalarını nesneleştirmek zorunda kalır.* * Herkesin nesneleştiği ve birbirini safi araç olarak kullandığı bir durumu kara mizah üslubuyla betimleyen güzel bir animasyon için bkz. http://vodpod. com/watch/3281761-el-empleo-de-santiago-bou-grasso
Sayfa 181 - Yordam Kitap
Yaşamlarının dış güçler tarafından kontrol edildiğine inanan, hiçbir şeyin değişmeyeceğini düşündüğünden çevresinde olup bitenle ilgilenmeyen, toplu eyleme, politikaya güvensizlik duyanlar arttıkça, gençler arasında sinizm (tutkusuzluk, alaycılık, aşağılama ile bağlantılı yaşam felsefesi) ve kayıtsızlık da artıyor.
Sayfa 179 - Yordam Kitap
Asırlardır kendilerine yeterli bir hayat sürdüren üçüncü dünya ülkelerinin köylü nüfusu, Avrupa ve Amerika sübvanse ettiği için çok ucuz olan ithal tarım ürünleriyle rekabet edemediğinden, şehirlere ya da başka ülkelere göç etmek zorunda bırakılıyor. Bu ülkelerdeki açlık sorunu, “azgelişmiş” olmalarından değil, “çok sömürülmüş” olmalarından, yani tüm zenginliklerinin eski ve yeni sömürgeciler tarafından talan edilmesinden kaynaklanıyor.
Yordam Kitap