Sömürgecilik, ırkçılık ve kölelik üzerine yazılmış kıymetli bir kitap diyebiliriz Oronooko için. Aphra Behn çok güzel tespitlerde bulunmuş kitapta ve güzelce de eleştiriler yapmış.
Kitabı genel olarak beğendim ama Allah affetsin, Oroonoko karakterinin tasvirini çok fazla abartmış Behn. :)
Kaşından gözüne, burnundan dişine, boyundan posuna kadar öve öve bitirememiş Aphra Behn Oroonoko'yu.
Okurken yer yer gülümsemedim değil. İşte, karakterin tacirlerin eline düşmesi ve gördüğü zulmü falan anlatırken aklıma nedense bizim eski filmler geldi. Tarkan ve Kara Murat gibi bir karakter belirdi aniden gözlerimin önünde :)
Onlara da birtakım işkenceler falan yapılırdı, böyle zor durumda kaldıkları anlar olurdu, nedense direkt aklıma o anlar geldi.
Bunlar işin şakası tabii, güzel bir kitaptı, herkese tavsiye ederim.
Zweig'in bu novellasını çoğu insan beğenmez ama ben ilginç bir şekilde beğendim. Üslubu her zamanki gibi çok akıcı bir şekilde ilerliyor. Bu kitapla iyi bir bağ kurduğum için sanırım ekstra zevk aldım.
Bu novella biraz daha uzun olabilse ve bir "novel" olsa sanırım daha iyi olurdu ama bu hâliyle de fena değil.
Bir tıp öğrencisini merkeze alan, okuması keyifli, akıcı bir novella bu. Tavsiyedir, daha önceden okumadıysanız bir saat gibi kısa bir sürede keyifle okuyabilirsiniz.
Edip Cansever'in bu eserini beğenemedim. Şiirsel açıdan zayıf bulmakla beraber, kullandığı dille de bir bağlantı kuramadım. İçinde tek tük hoşuma giden şiirler vardı, o kadar.
Hoşuma giden birkaç alıntı bırakacağım aşağıya:
"Hiçbir dilde söylenmemiş
Hiçbir dilde yazılmamış
Sözler ve şarkılar içindeyim."
"Ben sanki bir gazetenin hiç okunmayan yerlerindeyim."
"Neden yazılır bir şiir
Neden okunur bunca yazı
Çünkü nasıl alışabilir başkaca
İnsanın karmaşıklığı."