Kabaca anlatayım, insan kitleleri sayıca çoğaldıkça zeka seviyesi düşer. Bunu açıklıyor kitap. Özellikle seçimlerde kitleler neden yalanlara inanıyor anlıyorsunuz.
Kitabın herhangi bir inceleme yada alıntılarını okumadım. Sadece isminden yola çıkarak hayata dair çıkarımlar, dersler, öneriler vereceğini düşünerek listeme koymuştum. Bu dediklerimi daha detaylı
Thor'un Mjölnir'i tüm gücüyle Dünya Yılanı'na vurup geçmişe göndermesi gibi ben de geçmişe gittim, 2000'lerin başı. Baş karakter Mahir'in ergenlik döneminden başlıyor hikaye. Sosyal beceriksiz, hayatı alt üst, serseri bir çocuk. Sosyal beceriksizliği benimkiyle paralel bu da beni hikayeye çekti, gece yarısına kadar okudum, bitirdim. Dönemin , çocukları eğlendiren her şeyi tasvir edilmiş. Okul dertleri, ergenlik problemleri, pokemonlar, yeni yeni kameralı telefonlar ... Çökmüş bir insanın ergenliğini görüyoruz. Hikaye okurken güzel ama yaşarken hiç de öyle değil. Mahir'in hiç derdi yokmuş gibi bir de sıcak su dökülmesi ile yüzü yanıyor. Temelde içsel sorunlarını da bu başlatıyor. Hassas kişilerin ve bu şekilde yaşamış kişilerin okumaması gereken bir kitap. Zira ben çok etkilendim.
Öte yandan iki durum dikkatimi çekti; birincisi, küfür/hakaret cümlelerin sokakta duyduğumuz gibi dümdüz yazılması. İkincisi, malum ergenlik, gerek erkeklerin gerek kızların karşı cinse duyduğu cinsel isteklerin anlatılması. Bunu hepimiz yaşadık lakin şimdi okuyunca rahatsız oldum.
Nasıl başlasam bilemiyorum. Maya gibi ben de hissettiklerimi yazacağım. Başlarda polisiye-gizem gibi bir hikayesi olduğunu sanmış, merak edip devam etmiştim. Bir süre sonra çetrefilli konular işin
Ne zamandır okumayı istiyordum, kısmet bu zamanaymış. Uzun bir buhrandan sonra şevkle okumaya başladığım ilk kitap. Dönemi az çok tahmin etmekle birlikte olaylar karşısında merakım hiç dinmedi. Özellikle bazı betimlemeler beni çok etkiledi. büyük ölçüde bu tarz betimlemeleri okumak için devam ettim. Sonrasında Jane Eyre hikayesi beni içine aldı. Jane'nin çektiği acılar öylesine etkiledi ki beni sanki kitaba elimi sokup yardım edeceğim geldi. Onun derdiyle dertlenip neşesiyle neşelendim. Uzun süredir kitap okuma keyfini almadığımı da fark ettim bu arada. Bu anlamda Jane Eyre doyurucu oldu.