Bense onun gözlerine muhtaçtım, bir bakışı yeterdi; felsefenin bütün müşküllerini, teolojinin bütün muammalarını çözmeme yeterdi.Bir bakışı, diğer rumuz ve sırları alırdı benden, açardı.
Eser kötüydü diyemem... Ama, amaaa o kadar sıkılarak okudum ki... :)
Bana Göç Destanı'nı hatırlattı. Kuraklığı ve kuraklıkla mücadeleyi öyle güzel anlatmış ki yazar... Her sahnede "Yok artık !" dedim. Sadece bir mısırla umut etmeye ve hayata tutunmaya çalışan bir ihtiyar var. Sonuna kadar bir mucize olacak diye bekledim kitaplarda filmlerde dizilerde olur çünkü. Olmadı. O yüzden kitap çok gerçek.