"Kim bu Leibniz?" diye sordu delikanlı. "Büyük bir matematikçi," diye mırıldandı orta yaşlı adam; sonra öfkelendi: "Bilmem neden böyle insanlardan söz etmezler okulda? Çocukları Büyük İskender ya da Napolyon olmaya özendireceklerine, neden onlara Gauss'tan, Pascal'dan bir şeyler anlatmazlar?"
biliyorsun.
hala birine aşık olabilirim.
sana hiç benzemeyen çocuklarım olur…
adının hiç anılmadığı bir hayat kurarım.
hayalimdeki yüzünü eskitir zaman…
biliyorsun.
herkes bir yolunu bulup tamamlanır aslında.
herkes unutur.
annenin cüzdanından çaldığın paralar gibidir bazı şeyler.
belli oluncaya kadar devam edilir.
biliyorsun.
belli oldun!
biliyorsun.
unutabilirim.
zaten ben kimleri unuttum.
onlardan biri olur, hayatımın en kullanılmayan yerine kaldırılır suretin.
tozlanırsın.
üzerin örtülür…
biliyorsun.
seni sevdim!
bir gün kör kalsaydın da severdim.
ellerin olmasaydı mesela.
ellerin olmasaydı, sen bile kendini sevmezdin oysa…
biliyorsun.
kimsenin tek bir seçeneği yok bu hayatta.
hala bana seni unutturacak insanlar tanıyabilirim.
başka bir ses kazınır kulaklarıma.
biliyorsun herkesin kendini kurtaracak bir bahanesi vardır aslında…
oysa;
ölene kadar seni sevebilirdim.
Zaman bazen kuş gibi uçar bazen de solucan gibi sürünerek geçer; ama insan en çok zamanın ağır mı yoksa çabuk mu geçtiğini fark etmediği vakit kendini iyi hisseder.
youtube.com/watch?v=TdWEhMO...
hiçkimsenin, andrea bocelli'nin kendisinin bile, şuradaki performansın üzerine çıkamadığını düşündüğüm, kaç kez dinlenirse dinlensin aynı duyguları veren, insanı yeryüzünden birkaç dakikalığına alıp başka diyarlara götüren, "müzik olmasaydı ben ne yapardım acaba?" diye derin düşüncelere sevk eden, mükemmel ötesi bir eser con te partiro.