Semiha Kartal

7/10
·274 syf.·
2026 38. kitabı
Absürt, trajik ve büyülü gerçekçi bir varoluş hikayesine hos geldiniz. Roman, ailesinden ve toplumsal bağlarından kaçarak Uzunharmanlar’da bir eve taşınan Musa’nın yalnızlığını, yabancılaşmasını ve anlam arayışını merkezine almış. Yeni evindeki gariplikleri kayıtsızca geçiştiren Musa, kısa süre sonra evde bir hayalet olduğunu keşfediyor. Bu durumu garipsemek yerine onunla dost olur; birlikte okur, içer ve yaşam üzerine felsefi sohbetler yaparlar. Bu durum edebi açıdan derin bir ironi barındırır; Musa, yaşayanların dünyasında bulamadığı samimiyeti ve entelektüel derinliği bir ölüde bulmuştur. ​Romanın sarsıcı kırılma noktası, yalnızca evdeki misafirin değil, tüm mahallelinin birer hayalet olduğunu anladığım yerdir. Sığındığı bu dünyanın aslında ölülerin kurduğu onu dünyaya geri yollamaya çalıştıkları bir alem olduğunu fark eden Musa, derin bir absürtlük ve geri donup orada kalma kargaşası icinde kalır. Çevresindeki bu "varlığın" ortasında bu dünyaya neden geldiğini ve amacını bir türlü anlamlandıramaz. Bu ağır varoluşsal kriz ve köksüzlük hissi, karakteri kaçınılmaz bir intihar girişimine sürükler. Sonuç olarak yazar, trajik ile mizahi olanı harmanlayarak modern insanın dünyaya fırlatılmışlığını ve evrensel yalnızlığını Musa'nın çarpıcı trajedisi üzerinden başarıyla sorgular.
Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz MisafirSezgin Kaymaz · İletişim Yayınları · 20162,300 okunma
Reklam
10/10
·299 syf.·
2026 35. kitabı
Hayata bosvermis yaralı, yalniz bir erkekle; hayatı doyasıya yaşamaya çalışan yaralı, yalnız bir kadının bir araya gelişi daha ne kadar güzel anlatılabilirdi. Bilemiyorum. Susmayı çok fazla beceremeyen biri olarak bu kadar susabilen karakterlerin olduğu kitapların okumak hoşuma gidiyor. Affetmenin hafiflettiği de güzel anlatılmıştı. İshak in bu kadar çok başkasının sözüne gidiyor oluşu beni sinirlendirdi. Aykut evlen diyor,evleniyor. Nurten odasina çağırıyor, gidiyor. Julide gidelim diyor, gidiyor. Ve evine don diyor, dönüyor. Ama en başında babasına itaat etmesiyle alakalıdır belki de. Kendi içinde o kadar çok mücadele ediyor ki dışına bir şey kalmıyor. İshak benim nezdim de Jülide den daha yaralı. Velhasıl kitabı sevdim. Sanırım Tarık Tufan da seviyorum Kitaba benim puanım 10.
DüşerkenTarık Tufan · Profil Kitap Yayınları · 20188,5bin okunma
DOKUNMADAN GEÇME
8/10
·352 syf.·
2026 32. kitabı
Dokunmadan, Adalet isimli bir karakterin derin ve sarsıcı yaşam hikâyesini anlatıyor. Adalet, hayatı boyunca gerçek anlamda sevilmemiş bir kadın. Ailesiyle olan ilişkileri de oldukça problemli: Babasını bir trafik kazasında kaybetmiş, annesi ise geçmişte yaşadığı travmalar nedeniyle temizlik takıntısı geliştirmiş. Bu durum, Adalet’in duygusal olarak ihmal edilmiş bir ortamda büyümesine yol açmış. Hayatında onu gerçekten seven tek kişi ise babaannesi olmuş. 29 yaşına geldiğinde Adalet, ciddi ve ölümcül bir hastalığa yakalanıyor. Ancak beklenmedik bir şekilde bu hastalığı yenmeyi başarıyor. Buna rağmen, içsel yalnızlığı sona ermiyor. Gerçek bağlar kuramadığı için hayali bir arkadaş yaratıyor; bu da onun ne kadar derin bir yalnızlık içinde olduğunu gösteriyor. Adalet, hayatı boyunca hem kendisine yapılan haksızlıklara hem de kendi hatalarına DOKUNMADAN kalmış bir karakter. Bu DOKUNUNULMAMISLIK veya DOKUNMAMISLIK, onun iç dünyasında büyük bir birikime neden oluyor. Ancak hikâyenin ilerleyen kısmında, yolda karşılaştığı biri sayesinde gerçek sevgiyle ve birilerine DOKUNMA ile tanışıyor. Bu deneyim, onun hem vicdanını hem de duygusal yüklerini temizlemesine yardımcı oluyor. Romanın en çarpıcı yönlerinden biri, Adalet’in içsel arınmayı yaşadığı noktada hayatını kaybetmesi. Bu durum, hikâyeye hem trajik hem de anlamlı bir boyut katıyor. Eser, insanın hem manevi hem de fiziksel olarak başkalarına DOKUNMADAN bu dünyadan gitmemesi gerektiği mesajını güçlü bir şekilde veriyor. Ayrıca romanda sık sık ters köşelerle karşılaşılıyor; bu da okuyucunun “Hangisi gerçek, hangisi hayal?” sorusunu sürekli sormasına neden oluyor. Hikâye, hayatın içinden kesitler sunarken aynı zamanda insan psikolojisine dair güçlü gözlemler içeriyor. En önemli vurgulardan biri ise her hikâyenin mutlu sonla
Edebiyat
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,5bin okunma
Puan vermedi·192 syf.·
2026 10. kitabı
Günümüzde çocuklarımızı doğru yetiştirmek için hepimiz bir arayış içindeyiz. Bu kitap da tam bu noktada devreye giriyor ve ebeveynlere yol gösteren samimi bir rehber sunuyor. Veli okuma grubumuzla birlikte okuduğumuz bu eser, sadece çocuklara nasıl yaklaşmamız gerektiğini değil, aslında onlarla birlikte nasıl büyüyebileceğimizi de hatırlattı. Kitap boyunca çocukla kurulan ilişkinin, onun gelişiminde ne kadar önemli olduğu sade ve anlaşılır bir dille anlatılıyor. En çok da “iyi bir insan yetiştirmek istiyorsak önce kendimiz iyi bir insan olmalıyız” fikri beni etkiledi. Kendi çocuğumdan beklediğim birçok davranışın aslında benden başladığını fark ettim. Biliyorum ki ben neysem çocuğum da odur. Açıkçası kitap, bana sadece ebeveynlik konusunda değil, kendimle ilgili de önemli farkındalıklar kazandırdı. Okudukça hem düşündüm hem de bazı alışkanlıklarımı sorguladım. Bu yönüyle oldukça samimi, gerçekçi ve yol gösterici bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
Psikoloji
Geliştiren Anne-BabaDoğan Cüceloğlu · Remzi Yayınevi · 202110,8bin okunma
Puan vermedi·104 syf.·
2025 83. kitabı
Yerinde durmayan Dünya' da yerinde durmaması gereken mesleklerden biridir öğretmenlik. Nasıl gelişebilir ve geliştirebilirim diye sormaya başladığın anda okuman gereken bir kitap kendisi. Hem de o kadar somut örneklerle seni geliştiriyor ki şipşak çağında hızlıca uygulayabilecegimiz projeler, etkinlikler mevcut içinde. İyi ki yazmış Cem Balçıkanlı Ellerine sağlık.
Eğitim /Kişisel Gelişim
DerinleşCem Balçıkanlı · Elma Yayınevi · 2025105 okunma
Reklam