"Geçti mâzi, çekme istikbale gam/ Dem bu demdir, dem bu demdir, dem bu dem".
Vaktin sahibi var ve o sahibin dediği olur. Bazen güneş açıp bazen bulutlu olsa da hava, siz bu ânı değerlendirmek zorundasınız. Bu an, size sunulan bir lütuftur. Mazi geçti gitti; ders aldık aldık, almadıysak çoktan geçti. İstikbali bilmiyoruz henüz ama "şu an" elimizde.
Seher vakti şöyle bir bakın, kuşları bir dinleyin, neler oluyor, akşam vakti bakın... Şehir bu imkânları aldı, kaçın bu şehirden. "Efendim kaçamıyoruz," demeyin, üç-beş günlüğü ne kaçın, üç-beş saatliğine kaçın. Bu mümkün. Biraz fedakarlık edin. Kaçın, tecelliyatı bir görün. Zuhurat, tecelliyat, yeni tabirle sürprizler, rutinler insanları sıkıyor. İnsanlar rutinlere esir oldular. Zannediyorlar ki istedikleri şeyler rutinle ele geçecek.